Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/1653 E. 2014/8981 K. 30.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/1653
KARAR NO : 2014/8981
KARAR TARİHİ : 30.04.2014

MAHKEMESİ : OSMANİYE 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/01/2013
NUMARASI : 2009/562-2013/3

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı, tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacılar, şehir dışında yaşadıkları için, babaları Ö. K. ölümünden sonra, intikal eden taşınmazlara ilişkin olarak resmi işlemleri takip etmesi için anneleri E.. K..’yı vekil tayin ettiklerini, ancak anneleri Elif’in, dava konusu 213 ada, 39 parsel sayılı taşınmazda babalarından intikal eden miras paylarını kendi payı ile birlikte 08/04/1994 tarihinde davalı oğlu Yakup’a satış suretiyle temlik ettiğini, Yakup’un da eşi olan dahili davalı Fatma’ya devrettiğini, annelerinin yaşlanması nedeniyle resmi işlemleri takip etmek amacı ile geldiklerinde taşınmazın kardeşleri olan davalıya satış gösterildiğini öğrendiklerini ileri sürerek, taşınmazın tapu kaydının iptali ile adlarına hisseleri oranında tesciline karar verilmesi istekli olarak eldeki davayı açmışlardır.
Bilindiği üzere; tarafların tüm delilleri toplanıp, tetkik edildikten, son sözleri dinlenip duruşmanın bittiği bildirildikten sonra hakimin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK’nin) 298. maddesi uyarınca kararı gerekçesi ile birlikte (tam olarak) yazması ve hüküm sonucunu da yine aynı maddede öngörülen biçimde tefhim etmesi asıldır.
Ne var ki, uygulamada HMK’nin 294. maddesinin verdiği imkandan yararlanılarak bazı zorunlu nedenlerle sadece hükmün sonucu tutanağı geçirilip tefhim edilmekte, gerekçeli karar daha sonra yazılabilmektedir.
İşte bu gibi hallerde, tarafların hak ve yükümlülüklerini açıkca gösteren tefhim ile aleniyet ve hukuki varlık kazanan kısa karara daha sonra yazılan gerekçeli kararın uygun olması zorunludur. Esasen kısa kararıı yazıp, tefhim etmekle davadan elini çekmiş olan hakimin artık bu kararını değiştirmesine yasal olanak yoktur. Öte yandan, kısa kararla gerekçeli kararın çelişkili olması, yargılamanın aleniyeti, kararların alenen tefhim edilmesine ilişkin Anayasanın l4l. maddesi ile HMK’nin yukarıda değinilen buyurucu nitelikteki maddelerine de aykırı bir durum oluşturur. Ayrıca anılan husus kamu düzeni ile ilgili olup, gözetilmesi yasa ile hakime yükletilmiş bir ödevdir. Aksine düşünce ve uygulama yargı, yargıç ve kararlarının her türlü düşünceden uzak, saygın ve güvenilir olması ilkesi ile de bağdaşmaz.
Somut olayda, değinilen ilke ve yasa hükümleri gözardı edilerek; kısa kararla “davanın kabulüne ” karar verildiği ve bu ifadeye göre, davaya konu 213 ada, 39 parsel sayılı taşınmazda davacıların temlike konu payları (3/20’şer miras payları) oranında davanın kabul edildiği varsayıldığı halde, gerekçeli kararda;” davanın kabulü ile; dava konusu 213 ada, 39 parsel sayılı taşınmazda E.. K..’nın, Y.. K..’ya yaptığı 08/04/1994 tarihli satış işleminin ve Y.. K..’nın, F.. K..’ya yaptığı 27/10/2009 tarihli satış işleminin İptaline, taşınmazın bu satışlardan önceki hali ile tapuya kayıt ve tesciline,” şeklinde hüküm kurularak, çekişmeli taşınmazda aynı akitlerle satış yoluyla devredilen dava dışı E.. K..’nın (5/20) payını da kapsar şekilde kısa karara çelişkili olarak gerekçeli karar yazılması doğru değildir.
Davalılar vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün l0.4.l992 gün, l992/7 Esas, l992/4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararı çerçevesinde bir karar verilmek üzere (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre, sair hususların şimdilik incelenmesine yer olmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 30.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.