YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/17444
KARAR NO : 2016/5517
KARAR TARİHİ : 04.05.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL, TENKİS
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil olmazsa tenkis davası sonunda, yerel mahkemece iptal-tescil isteğinin kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi,Tetkik Hakimi …’ün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ile miras payı oranında tescil olmazsa tenkis istemine ilişkindir.
Davacılar, babaları olan ortak mirasbırakan …’in, 18 adet (106 ada 24, 109 ada 22, 111 ada 13, 114 ada 5, 117 ada 11, 120 ada 13 ve 122, 130 ada 18, 131 ada 12, 132 ada 17, 133 ada 32 ve 39, 134 ada 12 ve 20, 135 ada 22, 159 ada 51, 161 ada 2 ve 178 ada 41 parsel sayılı) taşınmazını oğlu olan davalı …’ya noterlikte düzenlenen ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile temlik ettiğini, davalının da bu sözleşmeye istinaden taşınmazları adına tescil ettirdiğini, işlemlerin mirasçılardan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, davalının murise bakmadığını ileri sürerek, miras payları oranında tapu kaydının iptali ile adlarına tesciline olmazsa tenkise karar verilmesini istemişler; yargılama sırasında davacılardan …. davasından feragat etmiştir.
Davalı, zamanaşımı ve hak düşürücü sürenin dolduğunu, dava konusu 159 ada 51 parsel sayılı taşınmazın tesis kadastrosu ile adına tescil edildiğini, yıllarca murisin ihtiyaçlarını karşıladığını, muris adına başkaca 11 adet (104 ada 4 ve 81, 110 ada 9, 115 ada 3, 120 ada 78 ve 126, 132 ada 15, 134 ada 7, 140 ada 14, 159 ada 45 ve 162 ada 1 parsel sayılı) taşınmaz bulunduğunu, murise ait 4 adet (120 ada 20 ve 131,131 ada 20 ve 133 ada 27 parsel sayılı) taşınmazın kadastro sırasında davacılardan Nimeti adına yazıldığını, ivazlı akitlerden olan ölünceye kadar bakma aktinin tenkise tabi olamayacağını belirtip davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı …’nin davasının feragat nedeniyle reddine; davacılar ….., …. ve …..’nin davasının ise dava konusu 159 ada 51 parsel sayılı taşınmaz bakımından kadastro tespitinin 1994 tarihinde yapıldığı ve dava tarihinde 10 yıllık hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesi ile reddine ; diğer 17 adet (106 ada 24, 109 ada 22, 111 ada 13, 114 ada 5, 117 ada 11, 120 ada 13 ve 122, 130 ada 18, 131 ada 12, 132 ada 17, 133 ada 32 ve 39, 134 ada 12 ve 20, 135 ada 22, 161 ada 2 ve 178 ada 41 parsel sayılı) taşınmaz yönünden muvazaa olgusunun sabit olduğu gerekçesi ile tapu iptal ve tescil isteğinin kabulüne karar verilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya içeriğinden; 1927 doğumlu mirasbırakan …’in 28.09.2011 tarihinde ölümü ile geriye mirasçı olarak dava dışı eşi Fatma ile ondan olma çocukları davacılar …, …. ve …. ile davalı … ve ilk eşi ….’dan olma çocuğu davacı …’nin kaldıkları, murisin , 17 adet (106 ada 24, 109 ada 22, 111 ada 13, 114 ada 5, 117 ada 11, 120 ada 13 ve 122, 130 ada 18, 131 ada 12, 132 ada 17, 133 ada 32 ve 39, 134 ada 12 ve 20, 135 ada 22, 161 ada 2 ve 178 ada 41 parsel sayılı) taşınmazını oğlu olan davalı …’ya ….. Noterliğinin 02.04.2009 tarih ve … yevmiye nolu ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile temlik ettiği, anılan davalının da bu sözleşmeye istinaden taşınmazları 07.04.2009 tarihinde adına tescil ettirdiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki; çekişme konusu 17 adet (106 ada 24, 109 ada 22, 111 ada 13, 114 ada 5, 117 ada 11, 120 ada 13 ve 122, 130 ada 18, 131 ada 12, 132 ada 17, 133 ada 32 ve 39, 134 ada 12 ve 20, 135 ada 22, 161 ada 2 ve 178 ada 41 parsel sayılı) taşınmazın mirasbırakan tarafından bakım akdiyle oğlu olan davalıya temlikinin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu saptanmak suretiyle davacılar …, …. ve ….. yönünden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davalı vekilinin bu yönlere değinen temyiz itirazı yerinde değildir. Reddine.
Ne var ki, davacılardan Rukiye’nin davası feragat nedeniyle reddedildiği hâlde kendisini vekil ile temsil ettiren davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince vekalet ücreti takdir edilmemiş olması doğru değildir.
Davalı vekilinin bu yöne değinen temyiz itirazı yerindedir.Kabulü ile yerel mahkeme kararının açıklanan nedene hasren (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 04.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.