Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/18144 E. 2016/6551 K. 30.05.2016 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18144
KARAR NO : 2016/6551
KARAR TARİHİ : 30.05.2016

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ, YIKIM

Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 126 ada 37 parsel sayılı taşınmazın kayıt maliki olduğunu, komşu parsel maliki davalılara ait binanın eklentilerinin taşınmazına taştığını, ayrıca davalıların taşınmazın bir kısmını bahçe olarak kullandıklarını, taşınmaza odun koyduklarını, yine davalılara ait mandıranın pis suyunu taşınmazına akıttıklarını ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğinde bulunmuştur.
Davalılar, murisleri tarafından 35 yıl önce yapılan soğuk hava deposunun 1 m²’lik kısmının davacının taşınmazına taştığını, ancak gerekli çalışmanın yapılarak deponun sınırları içine çekildiğini, işlettikleri mandıranın kanalizasyon şebekesine bağlı olduğunu, davacıya ait taşınmaza odun koyulduğu ve bahçe olarak kullanıldığı yönündeki beyanların doğru olmadığını belirterek, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, dava konusu taşınmaza davalılar tarafından bina yapmak ve foseptik çukuru kazmak suretiyle elatıldığının ispatlandığı, ancak taşınmazın davalılar tarafından bahçe olarak kullanıldığı ile taşınmaza odun konulduğunun ispatlanamadığı gerekçe ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar tarafından süresinde temyiz edilmiş olup, Tetkik Hakimi …’ ın raporu okundu, düşüncesi alındı, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

-KARAR-

Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davalıların temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 124.07.-TL. bakiye onama harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 30.05.2016 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

-KARŞI OY-

Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Davacı, davalıların maliki oldukları 126 ada 36 parsel sayılı taşınmazda bulunan binaya yaptıkları eklentiler ile kendisinin malik olduğu 126 ada 37 parsel sayılı taşınmaza haksız olarak elattıklarını; ayrıca yine davalıların taşınmazına odun yığmak, taşınmazın bir kısmına sebze ekmek işlettikleri mandıranın pis su atıklarını akıtmak suretiyle de el attıklarını ileri sürmüş, davalıların haksız elatmalarının önlenmesine, taşınmazın eski hâle getirilmesine (kal’e) karar verilmesi istekleriyle dava açmıştır.
Davalılar, taşınmazları üzerindeki soğuk hava deposunun 35 yıl önce yapıldığını, önce mevcut olan 1 m²’lik elatma sorununun çözüldüğünü, mandıra pis sularının kanalizasyon şebekesine bağlı olduğunu, davacıya ait taşınmazın sebze ekimine uygun olmadığını öne sürerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, fen bilirkişisi kadastro teknisyeni tarafından düzenlenen kroki de (a) harfi ile gösterilen 2,44 m²’lik (b) harfi ile gösterilen 14.72 m²’lik ve (c) harfi ile gösterilen 7,82 m²’lik bölümlere davalıların soğuk hava deposu, bina yapmak ve foseptik çukuru kazmak suretiyle haksız olarak el attıklarından bu bölümler yönünden elatmalarının önlenmesine, tecavüzlü kısmın kal’ine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Kararı davalılar temyiz etmişlerdir.
Dava dilekçesinden anlaşılacağı üzere; dava, davalıların maliki oldukları 126 ada 36 parsel sayılı taşınmazda bulunan binaya eklenti yapılmak, bir bölümüne sebze ekilmek, odun yığılmak ve mandıranın pis suyu akıtılmak sureti ile davacının maliki olduğu 126 ada 36 parsel sayılı taşınmaza elatıldığından elatmanın önlenmesi ve eski hâle getirme (kal) istekleriyle açılmış, Mahkemece yukarıda açıklandığı gibi, krokide (a), (b) ve (c) harfleriyle gösterilen bölümler yönünden karar verilmiştir.
6100 sayılı Hukuk Mahkemeleri Kanunu’nun 26. maddesine göre, “Hâkim, tarafların talep sonuçlarııyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez”.
Mahkemece, bu yasal düzenlemeye aykırı olarak, istek aşılarak krokide (b) ve (c) harfleri ile gösterilen bölümler yönünden de karar verilmesi isabetsizdir.
Öte yandan, krokide (b) ile gösterilen bölüm 126 ada 38 parsel sayılı taşınmazdaki binanın davamıdır ve Mahkemece binanın yıkılmasına karar verilmiştir. Dosyadaki çap kaydına göre, bu taşınmazın davalılar dışında elbirliği mülkiyet hükümlerine göre başka ortakları (malikleri) bulunmaktadır. Mahkemece, tapu kaydındaki tüm maliklerinin taraf olarak yer almaları sağlanmadan, taraf teşkili temin edilmeden yıkım kararı verilmesi de doğru değildir.
Mahkeme kararının belirtilen nedenlerle bozulması gerektiğinden onamaya ilişkin çoğunluk görüşüne katılmıyorum.