YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/18291
KARAR NO : 2016/9803
KARAR TARİHİ : 27.10.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ-TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar vekili, davacı … hakkında davalı …’nun … İcra Müdürlüğü’nün 2000/264 Esas sayılı dosyasında sahte bonoya dayalı icra takibi yapması neticesinde davacıların paydaşı oldukları 3931, 3932, 3895, 3905, 2913, 2943 ve 2886 parsel sayılı taşınmazların alacaklı tarafından açılan ortaklığın giderilmesi davası sonucunda ihale yoluyla davalılar …, …, … ve …’e satıldığını, …’in taşınmazı davalı …’a, …’nun taşınmazı davalı …’ye, …’un taşınmazı …’e, …’nin aldığı taşınmazların bir kısmını davalı …’a satış yoluyla devir ettiğini, takibe konu bononun sahteliği iddiası ile … Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2001/925 Esas sayılı dosyasında açılan menfi tespit davasının reddedildiğini, ancak …. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2011/387 esası üzerinden görülen davada takibe konu bononun sahteliğinin …’ndan alınan bilirkişi raporu ile ispatlandığını, ihaleye dayanak icra takibinin de bu nedenle dayanaksız olduğunu, çekişmeli taşınmazların yolsuz olarak davalılar adına tescil edildiğini ileri sürerek çekişmeli taşınmazların davalılar adına olan tapu kayıtlarının iptali ile payları oranında davacılar adına tescilini, bunun mümkün olmaması halinde 100.000,00 TL tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini istemiştir.
Davalı …, … İcra Müdürlüğü’nün 2000/264 E sayılı dosyasında davacı … aleyhine bonoya dayalı icra takibinde imzaya itiraz neticesinde … İcra Tetkik Merciinin 2000/38 Esas sayılı dosyasında alınan bilirkişi raporunda takibe konu bononun davacı …’in eli ürünü olduğunun tespit edildiğini, davacının kötü niyetli olarak eldeki davayı ve diğer davaları açtığını bildirip davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, öncelikle kesin hüküm bulunduğunu, hak düşürücü ve zaman aşımı süresi içerisinde davanın açılmadığını ayrıca iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu bildirip davanın reddini savunmuştur.
Davalılar …, … ve …, öncelikle kesin hüküm bulunduğunu, ayrıca hak düşürücü ve zaman aşımı süresi içerisinde davanın açılmadığını bildirip davanın reddini savunmuşlar, derdestlik itirazında bulunmuşlardır.
Davalı …, iyi niyetli üçüncü kişi konumunda olduğunu, çekişmeli taşınmazı ihale yoluyla aldığını bildirip davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, çekişme konusu taşınmazı … isimli şahıstan bedeli karşılığında satın aldığını, önceki hukuki uyuşmazlıkları bilmediğini, iyi niyetli üçüncü kişi konumunda bulunduğunu bildirip davanın reddini savunmuştur.
Davalı …, çekişme konusu 2913 sayılı parseli ihale yoluyla satın aldığını ve üçüncü şahsa sattığını, iyi niyetli olduğunu bildirip davanın reddini savunmuştur.
Davalı … ve Hazine öncelikle yeniden imza incelemesi yaptırılarak bonodaki imzanın davacının eli ürünü olup olmadığının belirlenmesi gerektiğini, ayrıca davacılar tarafından daha önce açılan menfi tespit ve yargılamanın yenilenmesi davalarının Yargıtay incelemesinden de geçerek kesinleştiğini, eldeki davanın kötü niyetli olarak açıldığını bildirip davanın reddini savunmuşlardır.
Davalı …, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, davalılar … ve … yönünden dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığı, diğer davalılar yönünden ise pasif husumet ehliyeti bulunmaması ve dava açılmasında hukuki yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacıların temyiz itirazları yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 4.00.-TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan alınmasına, 27.10.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.