YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/19535
KARAR NO : 2017/772
KARAR TARİHİ : 08.02.2017
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı … tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …’ün raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, ketmi verese hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davasıdır.
Davacı, davalılarla birlikte mirasçı olmasına rağmen çekişme konusu 522 ve 523 parsel sayılı taşınmazların kendisi dışarıda bırakılarak tapuda intikal ettirildiğini, yapılan bu işlemlerin geçersiz olduğunu ileri sürerek davalılar adına olan tapu kaydının iptali ile miras payı oranında adına tescilini istemiştir.
Davalı … davanın reddini savunmuştur.
Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, 522 parselin dava dışı Mehmet adına kayıtlı olduğu gerekçesiyle bu parsel bakımından davanın reddine; 523 parsel bakımından, muris … hissesinden, davalı … dışındaki diğer davalılara pay intikal etmediği, bu davalıların paylarını satış suretiyle edindikleri gerekçesiyle davalı … yönünden davanın kabulüne, diğer davalılar yönünden ise davanın reddine ilişkin verilen karar Dairece “…mahkemece yapılan araştırma, inceleme neticesinde dava dışı 3.kişi adına kayıtlı 522 parsel bakımından davanın reddine, 523 parsel bakımından ise, ketmi verese olgusu saptanmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Ne var ki; mahkemece, davalı …’in payı yönünden dava kabul edilmiş, davacıya verilmesi gereken miras payının diğer davalılar üzerinde olup olmadığı yönünde de araştırma yapılmamıştır.Öte yandan, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacıya intikal etmesi gereken paylar ve tüm mirasçılara isabet edecek paylar bakımından, hesaplamaların ne şekilde yapıldığı ayrıntılı açıklanmamış olduğundan denetime elverişli olduğunu da söyleyebilme olanağı yoktur. Hal böyle olunca; miras bırakandan intikal eden ve tüm mirasçılarına isabet edecek paylar ve hesaplamada izlenen yol gösterilerek denetime elverişli olacak şekilde konusunda uzman bilirkişiden rapor alınması, davacıya verilmesi gereken miras payının açıklığa kavuşturulması, bu payın sadece davalı … üzerinden mi, yoksa tüm davalıların payı üzerinden mi iptalinin gerekip gerekmeyeceği belirlenmesi ve hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
./..
Mahkemenin bozma kararına uyması ile bozma kararı lehine olan taraf yararına bir usuli kazanılmış hak doğar. Yani bir mahkemenin Yargıtay Dairesince verilen bozma kararına uyması sonunda kendisi için o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yapmak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince karar vermek yükümlülüğü oluşur ve bu itibarla mahkemenin sonraki hükmü bozmada gösterilen esaslara aykırı olamaz. Mahkemenin bozma kararına uyması ile oluşan bozma uyarınca işlem yapma ve hüküm verme durumu, yanlardan birisi lehine diğeri aleyhine hüküm kurma sonucunu doğuracak bir durumdur ve buna usuli kazanılmış hak denilmektedir. Bu kurum usul yasasının dayandığı ana esaslardan olduğu gibi, kamu düzeni ile ilgili bulunması nedeniyle de re’sen (kendiliğinden) gözetilmesi zorunludur.
Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda muris …’un miras payı 6 eşit paya bölünerek davacı ve tüm mirasçılara isabet edecek paylar hesaplanmıştır.
Hâl böyle olunca, davacının miras payı 1/6 olduğuna göre, her bir davalının miras payının ne kadarının davacının miras payı içerisinde kaldığı ve iptale tabi olan kısmının hesap edilmesi gerekirken, yazılı olduğu şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Davalı …’un temyiz itirazları, değinilen yön itibariyle yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 08.02.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.