YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/19683
KARAR NO : 2014/20050
KARAR TARİHİ : 22.12.2014
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı, mirasbırakanı ….’un kayden paydaş olduğu 3650 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında “…” olarak yazılı kimlik bilgisinin, ismine soyisminin de eklenmesi suretiyle “…” olarak düzeltilmesi istekli eldeki davayı açmıştır.
Mahkemece, davacının iddiasının sabit olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bilindiği üzere; taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin adı, soyadı, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Somut olayda mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme elverişli ve yeterli olduğu söylenemez.
Şöyle ki özellikle; dava konusu 3650 parsel sayılı taşınmazın geldisi olan 1340 parselin tapulama tutanağının incelenmesinde, taşınmazın senetsizden, “… evlatları … ve …, … oğlu … ve …’in malik sıfatı ile zilyetlerinde iken, …….’in 1927 yılında karısız ölümü ile veraseti evladı … ile …’ye kaldığı…” “…adıgeçen .., … ve …’nin ölüm tarihleri ve mirasçıları bilinmediği..” beyanları ile 18/04/1964 tarihinde 4/32 payının “ölü … kızı … mirasçıları” adına tesbitinin yapıldığı, tesbitin itirazsız 23/03/1965 tarihinde kesinleştiği, dosyada mübrez nüfus kayıtlarından davacının mirasbırakanı …’nin babası ….nun 1903 doğum, 1975 ölüm tarihli olduğu, …’nun baba adının …, ana adının … olduğu, …’nin kardeş isimlerinin ise …, .., .. olup, … isminde kardeşinin bulunmadığı, tesbitin 1965 tarihinde “ölü … kızı … mirasçıları” adına yapıldığı halde, …’nin 2002’de öldüğü dolayısıyla nüfus kayıtları ile tapulama tutanağındaki bilgilerin uyuşmadığı, mahkemece tapu kayıt malikinin ….’nun annesi … olabilme ihtimali üzerinde durulmadığı, bu konunun araştırılmadığı anlaşılmaktadır.
O halde; yukarıda değinilen ilkeler ve olgular çerçevesinde araştırma ve inceleme yapılarak talebe konu taşınmazın maliki “… kızı …” nin davacının mirasbırakanı “… kızı … ” olup olmadığının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde saptanması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetinilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Davalı vekilinin temyiz itirazları belirtilen nedenlerle yerindedir. Kabulüyle hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 22.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.