YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/19961
KARAR NO : 2014/18843
KARAR TARİHİ : 02.12.2014
MAHKEMESİ : İSTANBUL 11. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 09/05/2013
NUMARASI : 2012/251-2013/274
Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar taraf vekillerince yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi…. raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava; ecrimisil isteğine ilişkindir.
Davacılar; 338 ada 32 parsel sayılı taşınmazın miras bırakanları A. P. ve L. P.adlarına paylı mülkiyet üzere kayıtlı iken Beyoğlu 4.Sulh Hukuk Mahkemesinin 27.05.1991 gün 1991/333-377 sayılı kararıyla İstanbul Defterdarının kayyım tayin edildiğini, 26.04.2005 tarihinde Hazine adına tescil edildiğini, 09.10.2007 tarihinde ise Beyoğlu Belediyesine devredildiğini, Atina Sulh Hukuk Mahkemesinin 5346/2011 ve 5347/2011 sayılı kararlarıyla 338 ada 32 parselin tapu maliklerinin mirasçısı olduklarının belirlendiğini, anılan kararların Kartal 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/743E-2012/198K sayılı ilamıyla tanınmasına ve tenfizine karar verildiğini, 27.05.1991 tarihinden 26.04.2005 tarihine kadar çekişmeli taşınmazın kayyım tarafından, 26.04.2005 tarihinden 09.10.2007 tarihine kadar ise Hazine tarafından kullanılarak veya kiraya verilerek gelir elde edildiğini TMK’nin 585 ve 588/3 maddeleri uyarınca elde edilen gelirin taraflarına verilmesi gerektiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000TL ecrimisil isteğinde bulunmuşlardır.
Mahkemece, kayyımın taşınmaza el koyduğu 27.05.1991 tarihinde iyiniyetli olduğu, TMK’nin 584.maddesindeki 15 yıllık sürenin dava tarihi itibariyle dolduğu, Hazinenin ise taşınmaza 26.04.2005 tarihinde el koyduğu, TMK’nin 584.maddesindeki 15 yıllık sürenin Hazine yönünden dolmadığı gerekçesiyle el koyma tarihi ile 09.10.2007 tarih aralığı için davacıların istekleri gözetilerek 10.000TL ecrimisilin Hazineden alınmasına, kayyıma yönelik davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan tüm delillerden; 338 ada 32 parsel sayılı taşınmazın 1/2’şer paylı mülkiyet üzere A. P. ve L. P. adlarına paylı mülkiyet üzere kayıtlı iken Beyoğlu 4.Sulh Hukuk Mahkemesinin 27.05.1991 gün 1991/333-377 sayılı kararıyla İstanbul Defterdarının kayyım tayin edildiği, Maliye Bakanlığı tarafından İstanbul Defterdarı (kayyım) taraf gösterilerek açılan tapu iptali ve tescil davası üzerine Beyoğlu 3.Asliye Hukuk Mahkemesinin 30.12.2004 gün 2003/775E-2004/578K sayılı ilamıyla MK’nin 588/1 maddesi uyarınca tapu maliklerinin gaipliklerine , MK’nin 588/2 maddesi uyarınca Hazine adına adına tesciline karar verildiği, temyiz edilmeksizin 10.03.2005 tarihinde kesinleşmesiyle 26.04.2005 tarihinde Hazine adına tescil edildiği, 09.10.2007 tarihinde Beyoğlu Belediyesine devredildiği, 6.8.2012 tarihinde ise 5737 Sayılı Kanun uyarınca …. Vakfı adına tescil edildiği, davacıların Atina Sulh Hukuk Mahkemesinin 5346/2011 ve 5347/2011 sayılı kararlarıyla 338 ada 32 parselin tapu maliklerinin mirasçısı olduklarının belirlendiği, hasımsız açılan dava üzerine anılan kararların Kartal 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/743E-2012/198K sayılı ilamıyla tanınmasına ve tenfizine karar verildiği, temyiz edilmeksizin kesinleştiği, tapu maliklerinin kardeş oldukları , L. P.’in 02.12.1986 tarihinde bekar ve çocuksuz olarak öldüğü, mirasçıları olarak kardeşi P.’in çocukları olan davacıların kaldıkları, diğer tapu maliki A. P.’in 30.11.1976 tarihinde bekar ve çocuksuz ölümüyle geride mirasçıları olarak kardeşi P.in çocukları olan davacıların kaldıkları, davalılardan Hazinenin süresinde zamanaşımı definde bulunduğu anlaşılmaktadır.
Davacılar Türk Medeni Kanununun 585 ve 588/3 maddelerine dayanmışlar ise de, 6100 sayılı HMK 33. (1086 sayılı HUMK 76.) maddesi hükmü uyarınca olayları bildirmek taraflara hukuki nitelendirmeyi yapmak ve ona uygun yasal düzenlemeyi tayin ve tespit ederek uygulamak mahkemeye aittir.
İddianın ileri sürülüş biçimi, dava dilekçesinin içeriği ve dosyadaki mevcut deliller birlikte değerlendirildiğinde, davacıların ecrimisil isteğinde bulundukları açıktır.
Bilindiği üzere ecrimisil kötü niyetli zilyedin malike ödemekle yükümlü olduğu bir bedel olup en fazla dava tarihinden geriye doğru beş yıllık süre için verilebilir. Ancak bu durum zamanaşımı definde bulunulması hali için geçerlidir. Zamanaşımı defi ileri sürülmemişse beş yıldan fazla bir zaman içinde ecrimisil verilebilir. 25.5.1938 tarih, 29/10 sayılı İçtihatları Birleştirme Kararı gereğince ecrimisil istekleri 818 sayılı Boçlar Kanunu 126 maddesi(6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 147.maddesi) hükmüne göre 5 yıllık zamanaşımına tabidir.
Davalılardan Hazine vekili süresinde zamanaşımı definde bulunmuş olup istek tarihi itibariyle 5 yıllık zamanaşımı süresi dolmuştur..Bu durumda Hazine aleyhine açılan davanın zamanaşımı yönünden reddine karar verilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.
Diğer taraftan davalı kayyım vekili zamanaşımı definde bulunmayıp 06.09.2012 havale tarihli cevap dilekçesinde taşınmazın …. Kafe Bar Hiz. Ltd Şti’ne kiraya verildiğini, elde edilen gelirin Ziraat Bankası Cağaloğlu Şubesine yatırıldığını belirtmiştir. Bu durumda davacıların kayyıma yönelik ecrimisil istekleri yönünden anılan cevap dilekçeside gözetilip gerekli incemele ve araştırma yapılarak oluşacak sonuca göre bir hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme sonucu kayyım aleyhine açılan davanın reddedilmesi isabetsizdir.
Açıklanan nedenlerle davalı kayyım vekilinin temyiz itirazlarının Reddine, davacılar vekili ile davalı Hazine vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 02.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.