Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/2015 E. 2014/8998 K. 30.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2015
KARAR NO : 2014/8998
KARAR TARİHİ : 30.04.2014

MAHKEMESİ : TAVAS SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/07/2013
NUMARASI : 2013/53-2013/396

Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi … raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava,tapu kaydında malik gözüken kişi ile murisin aynı kişi olduğunun tespiti ile doğum tarihinin eklenmesi isteğine Mahkemece, iddianın sabit olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı, 3656 ve 3719 parsel sayılı taşınmazların mirasbırakan babası “M. oğlu M.T.” ye ait olduğunu, köyde bu isimde birden fazla kişi bulunduğunu, bu durumun tapu işlemlerinde sorunlara sebebiyet verdiğini ileri sürerek, tapu maliki ile murisinin aynı kişi olduğunun tespiti ile doğum tarihinin “12.12.1939” olarak eklenmesi isteğiyle eldeki davayı açmıştır.
Bilindiği üzere;taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin isim, soyisim, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Somut olayda; Nüfus Müdürlüğünden yapılan araştırma neticesinde tapu kayıt maliki “Mehmet oğlu M. T.” adında birden fazla kişilerin olduğu bildirildiği halde bu kayıtlar getirtilmemiş ve bu kişilerin veya mirasçılarının taşınmaz hakkında mülkiyet iddiası bulunup bulunmadığı araştırılmamıştır.
Hâl böyle olunca; öncelikle yukarıda belirtilen kişilerin nüfus kayıtlarının getirtilmesi, sağ iseler kendileri ölmüşler ise mirasçılarının adresinin tespiti ile mahkemeye çağrılarak veya usulüne uygun istinabe yolu ile dinlenerek taşınmaz üzerinde bir hak iddialarının bulunup bulunmadığının sorulması, kişilerin taşınmazda mülkiyet iddiaları olması halinde istek çekişmeli yargıya dönüşeceğinden davanın reddine, böyle bir iddiaları bulunmadığı takdirde davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetinelerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmadığı gibi gerekli araştırma ve incelemeler yapılarak tapu kayıt maliki ile davacının murisinin aynı şahıs olduğu yönünde tam bir kanaat oluştuğu taktirde aynı şahıs olduklarının tespiti ile yetinilmesi gerekirken doğum tarihi eklenerek yazılı şekilde hüküm kurulması da isabetsizdir.
Davalı vekilinin bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 30.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.