YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2159
KARAR NO : 2014/8284
KARAR TARİHİ : 22.04.2014
MAHKEMESİ : ACIPAYAM SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 13/11/2013
NUMARASI : 2013/768-2013/1114
Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi … raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, tapu kaydında yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı, çekişme konusu 39, 40, 41, 57, 58, 67, 68, 498, 1078 ve 1082 parsel sayılı taşınmazların kaydında, mirasbırakan annesi F. E. “B. A.” olan baba adının “Bayram” olarak yazılı olduğunu ileri sürerek, tapu kayıtlarının nüfus kaydına göre düzeltilmesi isteğiyle eldeki davayı açmış, mahkemece davanın kabulüne dair verilen karar, Dairece; “ talep konusu taşınmazlarda mirasbırakanın kardeşleri adına da kadastroca tespit yapılmış olup, davacının murisi B.A.ve İ. kızı F. Erdem’in kardeşlerini de gösterir nüfus aile kayıt tablosunun nüfus müdürlüğünden getirtilmesi, tapu kayıtları ve dayanakları ile bağlantı kurulacak şekilde incelenmesi,dava dilekçesinde isimleri bildirilen tanıkların dinlenilmesi, sonucuna göre bir karar verilmesi” gerektiği gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyulduktan sonra davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bilindiği üzere; bozma ilamına uyulmakla, bozma kararı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak doğacağı gibi, yerel mahkemenin kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine o kararda belirtilen hukuki esaslar gereğince hüküm verme yükümlülüğü de doğacağı açıktır.
Ne var ki, mahkemece, yukarıda içeriği açıklanan bozma ilamına uyulmasına rağmen bozma gerekleri yerine getirilmeden sonuca gidilmiştir. Şöyle ki, nüfus kayıtlarına göre, davacının mirasbırakanının Bayram Ali ve İsmehan kızı F.E.olduğu, kadastro tutanaklarında ise Mustafa oğlu B.D. 1952 yılında ölümü ile karısı Ayşe ile evlatları F. E. ile Gülsüm, Fatma, Mustafa, Bayram ve Kadir’den sözedildiği ancak mahkemece bozma ilamında değinildiği şekilde kadastro tutanaklarında belirtilen ve F. E. kardeşleri oldukları anlaşılan bu kişiler üzerinde durulmadığı, ilgili Nüfus Müdürlüğünden sorulmadığı, sadece davacı tanıkları dinlenerek sonuca gidildiği görülmektedir.
Hal böyle olunca, bozma ilamında belirtildiği üzere; davacının mirasbırakanı B. A.ve İsmehan kızı F. E. kardeşlerini gösterir nüfus aile kayıt tablosunun nüfus müdürlüğünden getirtilmesi, kadastro tutanaklarında isimleri geçen kişilerin kim oldukları üzerinde durulması, gerçekten tutanaklarda olduğu şekliyle davacının mirasbırakanı ile bu kişiler arasında bir irs ilişkisi olup olmadığının açıklığa kavuşturulması, hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken, bozma gerekleri tam olarak yerine getirilmeksizin noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Davalının bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 22.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.