YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2165
KARAR NO : 2014/6565
KARAR TARİHİ : 27.03.2014
MAHKEMESİ : ERGANİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/05/2013
NUMARASI : 2011/324-2013/435
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, elatmanın önlenmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davacının kayden maliki bulunduğu çekişme konusu taşınmaza davalının haklı ve geçerli bir nedeni olmadan elattığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı, paydaşı olduğu 319 parsel sayılı taşınmazı davalının tarım yapmak suretiyle 2-3 yıldır haksız yere kullandığını, sözlü uyardığı halde sonuç alamadığını, kaymakamlığa yapmış olduğu şikayet neticesinde 3091 Sayılı Yasa kapsamında yapılan inceleme sonunda 10027,18 m2 yere müdahale ettiğinin saptandığını ileri sürerek eldeki davayı açmıştır.
Bilindiği ve Türk Medeni Kanununun 683. maddesinde hükme bağlandığı üzere, “ bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir. Malik, malını haksız olarak elinde bulunduran kimseye karşı istihkak davası açabileceği gibi her türlü haksız elatmanın önlenmesini de dava edebilir.”
Somut olaya gelince, davacının mülkiyet hakkına dayanarak eldeki davayı açtığı, oysa dosyada bulunan çap örneğinden davacının paylı mülkiyet üzere olan 319 nolu parselde kayda dayalı herhangi bir hakkının bulunmadığı, öte yandan, yine evrak arasında bulunan aile nüfus kayıt tablosuna göre davacının babası Ali oğlu M. B.’ın taşınmazda paydaş olduğu görülse de, anılan malikin de sağ olduğu, bu nedenle davacının mirasçılık sıfatına dayanarak da eldeki davayı açmadığı anlaşılmaktadır.
O halde, davacının çekişmeye konu taşınmazda hangi paydaştan dolayı ne şekilde mülkiyet hakkının bulunduğunun kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, mülkiyet hakkı olduğunun anlaşılması halinde işin esasının incelenmesi, mülkiyet hakkının olmadığının tespit edilmesi halinde ise; sıfat yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Davalının temyiz itirazları belirtilen nedenlerle yerindedir. Kabulüyle, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 27.03.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.