Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/2374 E. 2014/10483 K. 28.05.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2374
KARAR NO : 2014/10483
KARAR TARİHİ : 28.05.2014

MAHKEMESİ : YUMURTALIK ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 23/10/2013
NUMARASI : 2011/393-2013/197

Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, tapu kayıtlarında kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı, 449, 450 ve 451 parsel sayılı taşınmazların tapu kaydında miras bırakan babasının, “Kamer oğlu Musa” yazılan kimlik bilgilerinin “Halil oğlu M.. A..” şeklinde düzeltilmesini istemiştir.
Davalı idare vekili, davanın reddini savunmuştur.
Davanın kabulüne karar ilişkin olarak verilen karar, Yargıtay 14. Hukuk Dairesince, ” dava konusu parsellerin geldisi olan 195 parsel sayılı taşınmazın tapulama tespitine esas alınan T.Sani 1291 tarihli 38-39, Eylül 930 tarihli 1-2 ve Temmuz 1931 tarihli 10-11 no’lu tapu kayıtları tedavülleri ile birlikte getirtilerek tapu malikleri ile davacının murisinin nüfus kayıtları arasında paralellik bulunup bulunmadığı hususunda gerekli inceleme ve araştırmanın yapılması, tutanakta belirtilen şahıslar ile ismi düzeltilmesi istenen davacının murisinin aynı kişi olup olmadığı kesin bir şekilde saptandıktan sonra bir karar verilmesi” gereğine değinilerek bozulmuştur.
Mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda yapılan araştırma ve incelemeye göre, davacının, murisi babası Halil ve Elife oğlu 1904 doğumlu M.. A..’ın, dava konusu 451, 450, 449 parsel sayılı taşınmazların tapu kayıtlarında kimlik bilgilerinin yanlışlıkla “Kamer oğlu Musa” olarak yazıldığını ileri sürerek, tapu kayıtlarının nüfus kaydına uygun olarak “Halil oğlu M.. A..” olarak düzeltilmesi isteğiyle elde ki davayı açtığı; taşınmazların öncesini teşkil eden 195 parsel sayılı taşınmazın tapulama tutanağında ki açıklamada, tapulama tespitinin dayanağını teşkil eden tapu malikinin mirasçılarından olan ” Döndü zevcesi Kamer oğlu Musa ve Döndü kızı Ayşe’nin de mirasçı olarak” kaldığı açıklanarak bir kısım payın ” Kamer oğlu Musa ” ve ” Elife kızı Ayşe ” adına tespit edildiği; tapulama tespitine esas alınan T.Sani 1921 tarihli 38-39, Eylül 930 tarihli 1-2 ve Temmuz 1931 tarihli 10-11 nolu tapu kayıt tedavüllerinin incelenmesinde, Osman oğlu Halil Efendi’nin tapulu malı iken 390 senesinde ölümü ile evlatları Osman, Abdulgani, Ali,Veli,Mehmet,Durdu Eşe ve Elife’nin mirasçı olarak kaldığı, Ali’nin 327 senesinde ölümü ile eşi Fatma, oğlu Halil, kızı Döndü’yü terk ettiği, Döndü’nün de 929 senesinde ölümü ile geriye eşi Kamer oğlu Musa ile kızı Ayşe’ye intikal ” ettiğinin açıklandığı, nüfus kayıtlarına göre de,davacının murisi Halil ve Elife oğlu 1904 doğumlu M.. A..’ın, Ali kızı Döndü isimli eşi ve Döndü’den olma Ayşe isimli kızının olmadığı sabittir.
O halde, eldeki davada mülkiyet aktarım ihtimali ortaya çıktığından, artık bu davanın çekişmesiz yargı usulüne göre sulh hukuk mahkemesinde tapuda kimlik bilgilerinin düzeltilmesi davası olarak görülebilmesine imkan bulunmamaktadır. Yargılama usulleri birbirinden farklı olduğundan ve çekişmesiz yargı işlerinde teknik anlamda bir hasım bulunmadığından, görevsizlik kararı verilerek davaya asliye hukuk mahkemesinde de devam edilemez.
Hal böyle olunca, davacının taşınmazda hak iddia eden kişi ya da kişiler aleyhinde HMK’nun 2.maddesi uyarınca dava açabileceği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılğılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Davalı idare vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 28.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.