YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/2416
KARAR NO : 2015/4213
KARAR TARİHİ : 25.03.2015
MAHKEMESİ : KANDIRA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 17/05/2013
NUMARASI : 2011/1065-2013/417
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi, ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin olarak verilen karar davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi D.. A.. Y..’in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, bağımsız bölüme elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkindir.
Davacılar, 47 parsel sayılı taşınmazın malikleri iken dava dışı müteahhit Hilmi ile 21.08.2000 tarihli gayrimenkul satış vaadi ve kat karşılığı inşaat sözleşmesi yaptıklarını, ancak adı geçen müteahhidin sözleşme şartlarını ihlal ettiğini ve Kandıra Asliye Hukuk Mahkemesinin 2005/137 Esas – 2006/351 Karar sayılı dosyasında sözleşmenin feshine karar verildiğini, davalı Hasan’ın müteahhit Hilmi ile 47 parselde bulunan dava konusu A2 blok 5 ve 6 nolu bağımsız bölümler yönünden satış vaadi sözleşmesi yapmış olduğunu ve davalının anılan bağımsız bölümleri kullandığını, ancak kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshine karar verilmiş olması ile davalının taşınmazda hakkının kalmadığını ileri sürerek, elatmanın önlenmesine ve fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 1.000 TL ecrimisile karar verilmesini istemişler, davalı, usulüne uygun tebligata rağmen davaya cevap vermemiş, mahkemece, kat karşılığı inşaat sözleşmesinin feshedilmiş olması ile davalının haksız işgalci konumuna düştüğü gerekçesiyle müdahalenin önlenmesi isteminin kabulüne, ecrimisil talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Toplanan deliller ve tüm dosya içeriğinden; 47 parselde bulunan dava konusu A2 blok 5 ve 6 nolu bağımsız bölümlerin Şükrü ile davacı Semiha adına 1/2’şer pay ile kayıtlı olduğu, paydaş Şükrü’nün 02.12.2006 tarihinde ölümü ile geriye mirasçıları olarak davacılar Hikmet, Ekrem, Fikret, Melek, Müşerref ve Mükerrem ile dava dışı Fikri’nin kaldığı, 4721 sayılı TMK’nın 683. maddesinde düzenlenen “Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir” ilkesi gereğince herhangi bir paydaşın eldeki davayı açabileceği gözetilerek ve davalının dava konusu bağımsız bölümleri haklı ve geçerli bir nedeni olmaksızın kullandığı saptanarak davanın kabul edilmesi kural olarak doğrudur.
Ancak, dava konusu 5 ve 6 nolu bağımsız bölümlerin 1/2 paydaşı Şükrü’nün mirasçılarından Fikri’nin dava dışı olduğu gözardı edilerek ½ paya isabet eden ecrimisilin tüm Şükrü mirasçılarına miras hisseleri oranında ödenmesine karar verilmiş olması doğru değildir.
Öte yandan, dava dilekçesinde dava değeri 1.000 TL olarak belirtilmiş, 24.01.2013 tarihinde elatmanın önlenmesi yönünden dava değeri 20.388,00 TL, ecrimisil bakımından ise 9.323,46 TL olarak ıslah edilmiş, mahkemece ecrimisil talebi 6.151,89 TL olarak kısmen kabul edilmiştir. Bu durumda, alınması gereken harç miktarı elatmanın önlenmesine karar verilen 5 ve 6 nolu bağımsız bölümlerin bilirkişilerce belirlenen değerleri ile hüküm altına alınan ecrimisil bedeli toplamı olması gerekirken nasıl hesaplandığı belli olmayan 76.465,96 TL üzerinden harç alınması ve davacı lehine vekâlet ücretinin de harçlandırılan elatmanın önlenmesi değeri ile hüküm altına alınan ecrimisil miktarı üzerinden (20.388,00 TL+ 6.151,89 TL) hesaplanması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması da isabetsizdir.
Davalının temyiz itirazları açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulüyle, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 25.03.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.