YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3426
KARAR NO : 2014/8241
KARAR TARİHİ : 21.04.2014
MAHKEMESİ : KAHRAMANMARAŞ 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 04/04/2013
NUMARASI : 2009/338-2013/202
Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar taraflarca yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi … raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Çekişme konusu ‘arsalı kargir bina’ vasfındaki 1764 ada 29 parsel (güncelleme öncesi 156 ada 29 parsel) sayılı taşınmazda davacı, davalı ve dava dışı A. D. kayden paydaş oldukları, davacının, dava konusu taşınmazdaki bodrum katta yer alan depo, zemin kattaki dükkan, 2. kattaki mesken ve komşu 49 parsel üzerindeki çamaşırlık ve kileri davalının kullandığı, kendisine payı oranında herhangi bir ödeme yapmadığı iddiasıyla 12.7.2005 – 4.8.2009 tarihleri arasındaki dönem için 8.000,00-TL ecrimisil isteği ile eldeki davayı açtığı, taraflar arasında görülüp sonuçlanan ve halen derdest olan davaların bulunduğu, davacının da 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/462 Esas ve 2007/819 Esas sayılı dosyalarında davanın kabulü yönünde verilen kararlara dayandığı dosya kapsamı ile sabittir.
Her ne kadar dava açılırken 8.000,00-TL ecrimisil istenmişse de, yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda miktarın 15.919,00-TL olduğunun belirlenmesi üzerine 1086 s. HUMK’nun 83 vd. (6100 s. HMK’nun 176 vd.) maddeleri uyarınca davacının ıslah yolu ile isteğini artırdığı, 6100 s. HMK’nun 107. maddesinin olayda uygulama yeri bulunmadığı gözetilerek yazılı şekilde karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacının temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Davalının temyiz itirazlarına gelince,
Hemen belirtilmelidir ki, dava konu taşınmazda taraflar paydaştırlar. Paylı mülkiyette taşınmazdan yararlanamayan paydaş, engel olan öteki paydaş veya paydaşlardan her zaman payına vaki elatmanın önlenilmesini ve/veya ecrimisil istiyebilir. Elbirliği mülkiyetinde de paydaşlardan biri öteki paydaşların olurlarını almadan veya miras şirketine temsilci atanmadan tek başına ortak taşınmazdan yararlanmasına engel olan ortaklar aleyhine ecrimisil davası açabilir. Ancak, o paydaşın, payına karşılık çekişmesiz olarak kullandığı bir kısım yer varsa açacağı ecrimisil davasının dinlenme olanağı yoktur. Yerleşmiş Yargıtay içtihatlarına ve aynı doğrultudaki bilimsel görüşlere göre payından az yer kullandığını ileri süren paydaşın sorununu, kesin sonuç getiren taksim veya ortaklığın satış yoluyla giderilmesi davası açmak suretiyle çözümlemesi gerekmektedir.
Kural olarak, men edilmedikçe paydaşlar birbirlerinden ecrimisil isteyemezler. İntifadan men koşulunun gerçekleşmesi de, ecrimisil istenen süreden önce davacı paydaşın davaya konu taşınmazdan ya da gelirinden yararlanmak isteğinin davalı paydaşa bildirilmiş olmasına bağlıdır. Ancak, bu kuralın yerleşik yargısal uygulamalarla ortaya çıkmış bir takım istisnaları vardır. Bunlar; davaya konu taşınmazın kamu malı olması, ecrimisil istenen taşınmazın (bağ, bahçe gibi) doğal ürün veren yada (işyeri, konut gibi) kiraya verilerek hukuksal semere elde edilen yerlerden olması, paylı taşınmazı işgal eden paydaşın bu yerin tamamında hak iddiası ve diğerlerinin paydaşlığını inkar etmesi, paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belirli bulunması, davacı tarafından diğer paydaşlar aleyhine daha önce bu taşınmaza ilişkin, elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri davalar açılması veya icra takibi yapılmış olması halleridir. Bundan ayrı, taşınmazın getirdiği ürün itibariyle de, kendiliğinden oluşan ürünler; biçilen ot, toplanan fındık, çay yahut muris tarafından kurulan işletmenin yahut, başlı başına gelir getiren işletmelerin işgali halinde intifadan men koşulunun oluşmasına gerek bulunmamaktadır.
Yine paydaşlar arasında yapılan kullanım anlaşması sonucu her paydaşın yararlanacağı ortak taşınmaz veya bölümlerinin belli bulunması durumunda, davacı paydaş tarafından davalı paydaş aleyhine bu taşınmaza ilişkin elatmanın önlenmesi, ortaklığın giderilmesi, ecrimisil ve benzeri dava açılması hallerinde yine intifadan men koşulu aranmaz.
Bu nedenle, davaya konu taşınmaz yönünden sayılan istisnalar dışında intifadan men koşulunun gerçekleşmesi aranacak ve intifadan men koşulunun gerçekleştiği iddiası, her türlü delille kanıtlanabilecektir. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 27.02.2002 gün ve 2002/3-131 E, 2002/114 K sayılı ilamı)
Ayrıca, bilindiği üzere ecrimisil kötü niyetli zilyedin malike ödemekle yükümlü olduğu bir bedeldir.
Somut olaya gelince, dava konusu taşınmazda 2 bodrum kat, 1 zemin kat, 2 normal kattan ibaret 5 katlı binanın yer aldığı, davalının taşınmazda alt kat bodrumun bir bölümünü, zemin kattaki dükkanı, 2. kat meskeni ve mülkiyeti davalıya ait komşu binada bulunan kiler ve çamaşırlık olarak ayrılan bölümü kullandığı, dava dışı paydaş Ayşe’nin 1. kattaki meskeni kullandığı, davalının çeşitli tarihlerde davacıya gönderdiği ihtarnamelerle taşınmazdan her zaman istifade edebileceğini bildirdiği, ancak taşınmazda davacının kullandığı bir bölümün olmadığı anlaşılmaktadır.
Ne var ki, davacının taşınmazda kullandığı bir bölüm yok ise de kullanabileceği bir yer olup olmadığı mahkemece araştırılmış değildir.
Hal böyle olunca, yerinde yeniden keşif yapılarak yukarıdaki ilkeler uyarınca inceleme ve araştırma yapılması, taraf delillerinin toplanması, davacının taşınmazda kullanabileceği bir bölümün olup olmadığının açıklığa kavuşturulması, davacının kullanabileceği bir yer var ise ecrimisil isteğinin reddedilmesi, aksi halde varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken noksan soruşturma ile yetinilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Davalının temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulüyle, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK.’nın 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 21.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.