YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/3946
KARAR NO : 2014/11607
KARAR TARİHİ : 11.06.2014
MAHKEMESİ : BEYKOZ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 25/12/2013
NUMARASI : 2012/619-2013/697
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi, ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece elatmanın önlenmesi hususunda karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil davasının kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, paya vaki elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteklerine ilişkin olup davacı yargılama sırasında elatmanın önlenmesi talebini atiye terk etmiştir.
Mahkemece, elatmanın önlenmesi hususunda karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil davasının kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; çekişme konusu 494 ada 47 parsel sayılı, biri ahşap diğeri kargir bahçeli iki ev vasıflı taşınmazın 2/6 payının davacı, 4/6 payının davalı adına kayıtlı olduğu, taşınmazın üzerinde 18.12.2009 tarihli aile konutu şerhi bulunduğu, tarafların Beykoz Aile Mahkemesinin 2009/1017 E. 2010/1230 K. sayılı ilamı ile boşandıkları ve boşanma kararının 7.2.2011 tarihinde kesinleştiği anlaşılmaktadır.
Davacı, müşterek malik oldukları taşınmazın tamamını davalının ikamet etmek suretiyle kullandığını ileri sürerek, boşanma ilamının kesinleştiği 7.2.2011 tarihinden itibaren 100.000,00 TL’lık ecrimisil isteği ile eldeki davayı açmıştır. Davalı, taşınmazda eski eşi davacının rızasına dayanarak müşterek çocukları ile birlikte yaşadıklarını, rızanın bu davanın açıldığı tarihte geri alındığını savunmuştur.
Gerçekten de; boşanma sürecinde davalının çekişmeli yeri davacının muvafakatı ile tasarruf ettiği keşfen sabittir. Kaldı ki, bu husus tarafların da kabulündedir. Davacı tarafından davalının kullanımına mani olmak yönünden keşide edilen Beyoğlu .. Noterliğince tasdikli ve 20.5.2011 tebliğ tarihli ihtarnamede; boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren davalının taşınmazda oturmasına muvafakat etmediğini, ihtarın tebliğinden sonra bir ay içinde taşınmazı boşaltmasını ve ayrıca ihtarın tebliğinden itibaren yedi gün içinde payına düşen ecrimisilin kendisine ödenmesini bildirdiği, davacının eldeki davayı 31.10.2012 tarihinde açtığı görülmektedir. Öyle ise, taraflar arasındaki ilişkinin Borçlar Kanunu’nun 299. maddesinde öngörülen (6098 sayılı TBK’nun 379. maddesi) ariyet akdi (kullanım ödüncü) niteliği taşıdığı kuşkusuzdur. Bilindiği üzere ariyet akdi sözlü yapılabileceği gibi yazılı da yapılabilir ve aynı zamanda muayyen bir müddet için yapılabileceği gibi aynı Yasanın 303. maddesi uyarınca (6098 sayılı TBK’nun 383. maddesi) gayrımuayyen bir müddet içinde yapılması da olanaklıdır. Âriyet veren şeyi, ne müddetini ne de niçin kullanılacağını tayin etmeyerek vermiş ise dilediği vakit geri alabileceği BK’nun 304. maddesi hükmü (6098 sayılı TBK’nun 384. maddesi) gereğidir. Bu durumda dava açılmakla muvafakatin geri alındığı ve BK’nun 304. maddesi (6098 sayılı TBK’nun 384. maddesi) gereğince de akdin feshedildiği kabul edilmelidir.
O halde, ihtarnamenin tebliğinden itibaren davalıya taşınmazı boşaltması için verilen 30 günlük süre de gözetildiğinde, muvafakatın bu tarih itibariyle geri alındığı kabul edilerek, 20.6.2011 tarihi ile dava tarihi olan 31.10.2012 tarihleri arasındaki dönem için ecrimisile karar verilmesi, bu tarihten önceki dönem için davalının fuzuli şagil sayılamayacağı gözetilerek ecrimisil isteğinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Kabule göre de; ecrimisil isteğinin kısmen kabul- kısmen reddedildiği gözetildiğinde reddedilen bölüm yönünden davalı yararına vekalet ücreti takdir edilmemiş olması da isabetsizdir.
Davalının temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerindedir. Kabulüyle, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 11.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.