YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4349
KARAR NO : 2014/14153
KARAR TARİHİ : 15.09.2014
MAHKEMESİ : ŞARKIŞLA ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 30/01/2013
NUMARASI : 2011/540-2013/22
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı Hazine vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, asıl ve birleştirilen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; .. ada .. parsel sayılı taşınmazın 1961 yılında yapılan kadastro çalışması ile A. oğlu M., A.oğlu A., Zeynep ve Hatice adlarına paylı bir şekilde tespit ve tescil edildiği, 17.06.1963 tarihinde ise F. K. ve Z. K. isimli şahıslar adına paylı olarak 114 yevmiye numaralı işlemle hükmen tescil edildiği, Z.K.’un adına kayıtlı paydan 250/9226 hisseyi davalı K.. K..’a temlik ettiği, kalan payını ise bir kısım davalılar murisi olan F.. K..’a 18.05.1979 tarihinde bağış suretiyle temlik ettiği, onun da aldığı paydan 1000/9226 hisseyi yine bir kısım davalılar murisi olan L.. K..’e satış suretiyle temlik ettiği, F. K.’un ise adına kayıtlı payı farklı tarihlerde davalı M.. K.. ile bir kısım davalılar murisi olan İsmail Kılıç’a satış suretiyle temlik ettiği, M.. K..’ın adına kayıtlı paydan 500/9226 hisseyi 12.09.1979 tarihinde yine bir kısım davalılar murisi olan S. Ç.’ya sattığı, çekişme konusu taşınmazın kütük sayfasının 02.04.1998 tarihinde yapılan imar uygulaması nedeniyle kapatıldığı, uygulama sonucu 621 ada 17 parsel ile.. .. parsel, 620 ada ..parsel sayılı taşınmazların M.. K.. adına, .. ada.. parsel sayılı taşınmazın L. K. adına, .. ada.. ve … parsel ile 620 ada 1 parsel sayılı taşınmazın F.. K.. adına, 622 ada 2 parsel sayılı taşınmazın F.. K.., M.. K.. ve K.. K.. adına, .. ada ..parsel sayılı taşınmazın 717/2400 payının M.. K.. adına, .. ada 1 parsel sayılı taşınmazın İ. K. adına, .. ada .. parsel sayılı taşınmazın 64/658 payının M.. K.. adına tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Davacı Hazine asıl ve birleştirilen davada, 1961 yılında yapılan kadastro çalışması ile A.. oğlu M. A. oğlu A.. Zeynep ve Hatice adlarına paylı bir şekilde tespit ve tescil edilen .. ada .. parsel sayılı taşınmazın, 17.06.1963 gün ve 114 yevmiye numaralı işlemle F. K. ve Z.K. adlarına tescil edilmiş ise de yapılan bu tescilin yolsuz olduğunu, keza tescil sebebinin hükmen gösterilmiş olsa da böyle bir mahkeme kararının bulunmadığını, işlem tarihi ve yevmiye numarasının da hayali olduğunu ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile taşınmazın ilk malikleri adına tescili isteği ile eldeki davayı açmıştır.
Bilindiği üzere; bu tür davaların kural olarak kayıt maliki ya da mirasçıları tarafından açılması gerekir ise de; davacı Hazinenin Türk Medeni Kanununun 1025. ve 1007. maddeleri ile Tapu Sicil Tüzüğünün 85. maddesi gereğince tapu sicilinin tutulmasından doğan bütün zararlardan sorumlu olacağı, TMK.nın 1007. maddesinde düzenlenen sorumluluğun kusursuz sorumluluk olup, bu madde kapsamında Hazinenin tazminat davasına muhatap ve tazminata mahkum olabileceği gözetildiğinde, eldeki davanın açılmasında ve sonuçlandırılmasında davacı Hazinenin hukuki yararının bulunduğu açıktır.
Tapu Sicil Tüzüğü’nün 85. maddesi “Kütük üzerinde belgelere aykırı tescil veya yazımın düzeltilebilmesi için ilgililerin yazılı olurunun alınması ve yevmiye defterine kaydedilmesi gerekir. Belgeye aykırı yazımın veya tescilin düzeltilmesine, ilgililerden birisinin yazılı oluru olmazsa, müdür defterdarlık veya mal müdürlüğünden düzeltme için dava açılmasını, talep eder. Hazine avukatı bulunmayan yerlerde bu düzeltmeler için müdürlük tarafından re’sen dava açılır. İkinci ve üçüncü fıkralardaki durum, ayrıca kütük sayfasının beyanlar sütununda belirtilir. (Değişik son fıkra: 8/11/2004-2004/8109 K.)Kütük, yevmiye defteri ve yardımcı sicillerde belgesine aykırı olarak basit yazım hatası yapıldığının tespit edilmesi halinde, müdür tarafından nedeni düzeltmeler sicilinde açıklanarak, re’sen düzeltme yapılır” şeklinde olup, doğrudan dava açmaya engel bir yasal düzenleme içermemektedir.
Öte yandan, taraf teşkili kamu düzenini ilgilendirdiğinden resen gözetilmesi zorunludur. Yargılama sonunda verilecek kararın, hukuki sonuçları itibariyle A. oğlu M., A.oğlu A., Zeynep ve Hatice’yi etkileyeceği de kuşkusuzdur.
Ne var ki eldeki davada, tapunun adlarına döndürülmesi istenilen A. oğlu M., A. oğlu A. Zeynep ve Hatice’nin ya da mirasçılarının davada yer almadıkları görülmektedir.
Hal böyle olunca, öncelikle yukarıda adı geçen kişilerin ya da mirasçılarının davada yer almalarının sağlanması, bu kişilerin ya da mirasçılarının tespit edilememesi halinde ise kendilerine bir kayyım atanmak suretiyle davada kayyımla temsillerinin sağlanması ve ondan sonra mahkemece işin esasının incelenmesi gerekirken, yazılı olduğu üzere taraf teşkili sağlanmadan karar verilmiş olması doğru değildir.
Kabule göre de; 132 ada 4 sayılı kadastro parselinin imar uygulamasına tabi tutularak kütük sayfasının kapatıldığı ve imar parsellerine gittiği anlaşılmakta olup, mahkemece doğru sicil oluşturma ilkesi gözetilerek sadece sicil kaydı açık olan imar parselleri hakkında hüküm kurulması gerekirken,hem imar parselleri hakkında hem de işlem yapılabilme niteliğini kaybetmiş (kütük sayfası kapatılmış) olan 132 ada 4 parsel sayılı taşınmaz hakkında karar verilmiş olması isabetsizdir.
Davacı Hazinenin bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedeni uyarınca sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, 15.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.