Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/4373 E. 2014/8615 K. 28.04.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4373
KARAR NO : 2014/8615
KARAR TARİHİ : 28.04.2014

MAHKEMESİ : KARŞIYAKA 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 29/11/2013
NUMARASI : 2012/422-2013/642

Taraflar arasında görülen maddi tazminat, manevi tazminat ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece manevi tazminat isteminin reddine, maddi tazminat ve ecrimisil istemlerinin kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı ve davalı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi … raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava; maddi ve manevi tazminat ve ecrimisil istemine ilişkin olup mahkemece; manevi tazminat isteminin reddine, maddi tazminat ve ecrimisil istemlerinin kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm davacı ve davalı tarafından temyiz edilmiştir.
Davacı dava dilekçesinde; kayden maliki bulunduğu çaplı taşınmaza davalının inşaat malzemesi yığmak, su deposunu yıkmak ve ağaçları kesmek şeklindeki eylemleri nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararın karşılanması, haksız kullanımı nedeniyle ecrimisil istemi ile eldeki davayı açmıştır.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; dava konusu 32380 ada, 20 parsel sayılı taşınmazda davacının kayıt maliki olduğu, mülkiyetten kaynaklı bir hakkı bulunmayan ve bitişik arsaya inşaat yapan davalı tarafından çekişmeye konu 20 parsele inşaat malzemesi yığmak, su deposunu yıkmak, ağaçları kesmek suretiyle müdahale edildiğinin ve zarara yol açıldığının Karşıyaka Asliye 2. Hukuk Mahkemesinin 2011/87 Değişik İş dosyası ile saptandığı, Karşıyaka Asliye 2. Ceza Mahkemesinin 2012/62 Esas, 2012/380 sayılı kararı ile davalının bu eyleminden dolayı cezalandırılmasına karar verildiği, tespit dosyasında davalı tarafından kesilen ağaçların değerinin 1.650,00 TL., tel örgülerin, boruların sökülmesi, asma çardak, tulumba borusu, çeşme borusu, su deposu, ağaç kapı, beton yol ve duvarın sökülmesi suretiyle doğan maddi zararın 5.735,00 TL. olduğunun saptandığı, yargılama sırasında ise Ziraat Mühendisi ve İnşaat Mühendisi eşliğinde yapılan keşif sonucu alınan müşterek bilirkişi raporu ile 06/04/2011-06/09/2012 tarihleri arası için 2.615,00 TL.ecrimisil belirlendiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki; dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, özellikle kişilik haklarına bir saldırı bulunmadığına göre manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davacının bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Davalının temyiz itirazlarına gelince;
Bilindiği üzere; çaplı taşınmaza elatmanın önlenilmesi davalarında öncelikle çap kaydının yada kayıtlarının getirtilerek tarafların tüm delilleri toplanılmalı, dosya keşife hazırhale geldikten sonra yapılacak uygulamada çekişmeli yer ile yanların ellerinde bulunan kısımların sınırları tarafların ortak beyanlarına göre açıklığa kavuşturulmalı, gerektiğinde bu yön taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile kuşkuya yer bırakmayacak biçimde saptanmalıdır. Daha sonra belirlenen bu durum gözönünde tutularak hazır bulundurulan kadastro fen memuru veya mühendisi sıfat ve yeteneğini taşıyan uzman bilirkişi veya bilirkişilere kadastro sırasında konan nirengi noktalarından, bunlar yoksa hem paftada hem arazide mevcut sabit noktalardan yararlanılarak takometrik aletlerle kadastral yöntemlere uygun biçimde ölçüm yaptırılmalı; bilirkişilerden uygulamayı yansıtan, infazı sağlamaya yeterli ve özellikle davacı tarafın taşınmazına bir tecavüzün bulunup bulunmadığını varsa miktarını açıkça gösteren kroki ve rapor alınmalıdır.
Ne var ki; mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olduğunu söyleyebilme olanağı yoktur.
Şöyle ki; mahkemece özellikle yargılama sırasında yapılan keşifte fen bilirkişi eşliğinde davacının dayandığı çap kaydının mahalline uygulanmadığı, bilirkişilerden uygulamayı gösterir, denetime elverişli rapor alınmadığı, davalının davacıya ait çaplı taşınmaza elatmasının olup olmadığının, zarar gördüğü iddia edilen yerlerin çap kaydı kapsamında kalıp- kalmadığının açıklığa kavuşturulmadığı başka bir deyişle denetime elverişli bir uygulama yapılmadan sonuca gidildiği görülmektedir.
Hal böyle olunca; yukarıdaki ilke ve olgular yanısıra taraf beyanları da gözetilerek aralarında harita mühendisi veya kadastro fen elemanı sıfatını haiz bilirkişilerin bulunduğu uzman bilirkişi kurulu aracılığıyla mahallinde yeniden keşif yapılarak çap kayıtlarının uygulanması, “müdahale edildiği ve zarar verildiği iddia edilen yerlerin” davacıya ait taşınmaz kapsamında kalıp- kalmadığının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde saptanması, bu konuda uygulamayı gösteren, denetime elverişli, krokili rapor alınması, tecavüzün saptanması halinde maddi tazminat ve ecrimisil isteklerinin değerlendirilmesi ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yetinilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulmuş olması isabetsizdir.
Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 28.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.