YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/4905
KARAR NO : 2014/10799
KARAR TARİHİ : 03.06.2014
MAHKEMESİ : KARAİSALI SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/01/2014
NUMARASI : 2013/95-2014/14
Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi .. raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;.
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Davacı; miras bırakan kayınvalidesinin 109 ada 5 parselin tapu kaydında “Ahmet kızı N. T..” 110 ada 38 parselin tapu kaydında “Ahmet kızı A.. T.., 110 ada 39 parselin tapu kaydında “Ahmet kızı A. T..” yazıldığını belirterek , anılan parsellere ait tapu kayıtlarının nüfus kaydına göre “ Ahmet kızı H.. T.. ” olarak düzeltilmesi isteğinde bulunmuştur.
Mahkemece, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir.
Bilindiği üzere; Taşınmazların, kadastro tespiti ya da tapuya tescili sırasında mülkiyet hakkı sahibinin adı, soyadı, baba adı gibi kimlik bilgilerinin kayda eksik ya da hatalı işlenmesi, kayıt düzeltme davalarının kaynağını oluşturur. Bu tür davalarda kimlik bilgileri düzeltilirken, taşınmaz malikinin değişmemesi, diğer bir anlatımla mülkiyet aktarımına neden olunmaması gerekir.
Kayıt düzeltme davalarında, mahkemece sağlıklı bir inceleme yapılmalı, kayıt maliki ile ismi düzeltilecek kişinin aynı kişi olduğu kuşkuya yer vermeyecek şekilde saptanmalıdır. Bu saptama yapılırken de aşağıda açıklanan yöntem izlenmelidir.
1- Kimlik bilgilerinde düzeltme yapılması istenen dava konusu taşınmazların tapu kayıtları (ilk tesis ve tedavülleriyle) ve kadastro tutanakları (tespit ve tescile esas alınan tüm dayanak belgeleriyle) ayrıca taşınmazlar kadastrodan sonra edinilmişse buna ilişkin tüm belgeler ile birlikte getirtilmelidir.
2- Nüfus Müdürlüğünden, dava konusu taşınmazların tapu kayıtlarında malik olarak görünen kişi ile aynı kimlik bilgilerine sahip bir başka kişi veya kişilerin nüfus kayıtlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalı, mevcut ise bu kişi veya kişiler duruşmaya çağrılarak dava konusu taşınmazlarda mülkiyet hakkı iddiaları bulunup bulunmadığı kendilerinden sorulmalı, kaydı düzeltilecek kişilerin nüfus kayıtları, tapu kayıtları ve dayanakları ile bağlantı kurulacak şekilde incelenmelidir.
3- Taşınmazın bulunduğu yerleşim yerinde zabıta aracılığı ile kayıt maliki ile aynı ismi taşıyan başka kişi veya kişilerin bulunup bulunmadığı da araştırılmalıdır.
4- İstem konusunda tanıklar dinlenmelidir.
5- Tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise mahallinde keşif yapılarak; tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri taşınmaz başında dinlenmelidir.
Açıklanan bu hususlar çerçevesinde yapılacak inceleme ve araştırma sonucu, tapu ve nüfus bilgileri arasında bağlantı ve tutarlılık sağlandığında davanın kabulü yoluna gidilmelidir.
Davanın niteliği gereğince, yargılama harcı ve vekâlet ücreti maktu olarak belirlenmelidir.
Tapu Müdürlüğü yasal hasım olduğundan yargılama giderlerinden (ve yargılama giderlerinden olan vekalet ücretinden) sorumlu tutulmamalıdır.
Bu ilkeler ışığında somut olaya bakıldığında; mahkemece yapılan araştırma ve incelemenin hükme elverişli ve yeterli olduğu söylenemez.
Şöyleki, talep konusu 109 ada 5 , 110 ada 38 ve 39 parsel sayılı taşınmazlar sırasıyla 111, 114 ve 113 sayılı kadastro parsellerinden 2859 sayılı yasa uyarınca yapılan yenileme kadastrosu yoluyla gelmekte olup, kök kadastro parselleri 1974 yılında yapılan tesis kadastrosu sırasında vergi ve tapu kayıtları uygulanarak paylı mülkiyet üzere tesbit edilmişler, Hazinenin ve A.G..ın açtıkları dava üzerine Karaisalı Tapulama Mahkemesinin 26.12.1975 gün 1975/5-9 sayılı kararına istinaden tapuya tescil edilmişlerdir. Mahkemece kök 111, 113 ve 114 sayılı parsellere kadastro sırasında uygulanan tapu kayıtları ilk oluşumundan itibaren tüm gittileriyle birlikte getirtilmediği, davacının miras bırakanı Ahmet kızı H.. T..’nin ana, baba ve kardeşlerini (üst soyunu) gösterir şekilde vukuatlı aile nüfus kayıt tabloları getirtilerek tapu kayıtlarında yer alan bilgilerle karşılaştırma yapılmadığı, Karaisalı Tapulama Mahkemesinin 26.12.1975 gün 1975/5-9 sayılı dosyasının getirtilip incelenmediği, duruşmada dinlenen tanıkların yaşlarının küçük, beyanlarınında birbiriyle çelişik ve yetersiz olduğu görülmektedir.
O halde; yukarıda değinilen ilkeler ve olgular çerçevesinde araştırma ve inceleme yapılarak talep konusu taşınmazlardaki paylı malik “Ahmet kızı N.T.. Ahmet kızı A. T..ve Ahmet kızı A. T..nin ” davacının miras bırakanı “Ahmet kızı H.. T..” olup olmadığının duraksamaya yer bırakmayacak şekilde saptanması, tüm bu araştırmalar sonucu hala kesin bir kanaat oluşmamış ise mahallinde keşif yapılıp elverdiğince yaşlı tanıklar ve varsa tespit bilirkişileri taşınmaz başında dinlenerek sonucuna göre bir hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yetinilerek yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Davacının temyiz itirazları belirtilen nedenlerle yerindedir. Kabulüyle hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 03.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.