YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/676
KARAR NO : 2014/15797
KARAR TARİHİ : 16.10.2014
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, miras bırakanları …’ün felçli olduğunu, birlikte yaşadığı oğlu …’nin bu durumdan yararlanarak eve noter getirip satış yetkisini de içerir 19.03.1987 tarihli vekaletname düzenlettirerek, çekişme konusu 25 parça taşınmazdaki miras bırakana ait olan payları kız çocuklarından kaçırmak amacı ile dayısının çocukları olan davalılara satış göstermek sureti ile muvazaalı olarak devrettiğini, muhtemelen payların vekile geri döneceğini, ancak 3 yıl sonra ölmesi sebebi ile bunun gerçekleşmediğini, vekilin kötüniyetli olup, murisin yararına ve iradesine uygun hareket etmediği gibi, herhangi bir bedel de ödemediğini, davalıların da bunu bilen kişiler olduklarını ileri sürerek tapu iptal ve miras payları oranında tescile karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacılar …’in mirasçı olmadıkları gerekçesi ile bu davacılar yönünden aktif husumet yokluğundan davanın reddine, diğer davacılar yönünden ise çekişme konusu temliklerin muvazaalı olduğu gerekçesi ile davalılar adına kayıtlı taşınmazlar yönünden davanın kabulüne dair verilen karar Dairece “…vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuki sebebine dayalı olarak pay oranında açılan davanın dinlenme olanağının bulunduğu söylenemez. Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve yasal olmayan gerekçelerle yazılı olduğu üzere hüküm tesisinin doğru olmadığı…” gerekçesiyle bozulmuş mahkemece bozmaya uyularak, yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’nun raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dava, vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkin olup, mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda işlem yapılarak, yazılı şekilde karar verilmiş olmasında isabetsizlik yoktur. Davacıların öteki temyiz itirazları yerinde değildir. Reddine.
Ne var ki; davanın dinlenebilmesi için kanunlarda öngörülen ön şartın yerine getirilmemiş olması nedeniyle davanın reddine karar verilmesinde halinde Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 7/2. maddesi delaletiyle aynı tarifenin ikinci kısım, ikinci bölümünün 7. bendine göre davalılardan kendisini vekille temsil ettirenler lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerekirken, nispi vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru değildir.
Ancak; bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, hüküm fıkrasının 4. bendinde yer alan “19.897,00-TL” rakamının hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine; “1.320,00-TL” rakamının yazılmasına, davacıların bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile e 6100 sayılı HMK’nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 16.10.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.