Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/7219 E. 2015/6997 K. 11.05.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7219
KARAR NO : 2015/6997
KARAR TARİHİ : 11.05.2015

MAHKEMESİ: AKYURT ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/01/2014
NUMARASI : 2013/233-2014/15

Taraflar arasında görülen davada;Davacı; dava konusu 883 parsel sayılı taşınmazın kök murisi ve dedesi olan ……………. adına kayıtlı iken ölümü üzerine amcaları olan Osman ve Necati ile halası olan Feride ve babası Mustafa’ya eşit paylarla intikal ettiğini, halası Feride’nin 19.03.1991 tarihinde vefatından sonra, mirasçılarından halasının malik olduğu taşınmazdaki ¼ payını 19.08.1991 tarihinde satış yolu ile devraldığını, ancak amcaları tarafından kendisi aleyhine şufa davası açılacağı korkusu ile 02.09.1992 tarihinde babası Mustafa’ya bedelsiz olarak temlik ettiğini, babasının bedelsiz olarak devraldığı payı kendisine devretmeden ölümü üzerine taşınmazda babası adına kayıtlı olan payların tümünün davalı ile birlikte yasal mirasçılarına intikal ettiğini, annesi ile kardeşinin halasından aldığı payı kendisine devretmelerine karşın davalının devre yanaşmadığını, bu sırada dava konusu taşınmazın imar uygulaması sonucunda 1720 ada 1 parsel ile 1713 ada 9 parsel sayılı taşınmazlara ifraz edildiğini, babası Mustafa’dan intikal eden miras payı üzerinden diğer mirasçıların 253 metrekarelik yer edinmelerine rağmen davalının 525 metrekare yer iktisap ettiğini, oluşan 272 metrekarelik bölümün tescilinin yolsuz olduğunu, bu fazlalığın 9 parselden elde edilmesinin mümkün olduğunu ileri sürerek, 1713 ada 9 parsel sayılı taşınmazdan davalı adına kayıtlı bulunan 272 metrekarelik bölümün tapusunun iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.Davalı, dava konusu taşınmazın mirasbırakan babasından intikal ettiğini, davacı iddialarının doğru olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın temyizi üzerine Dairece; “…İddianın içeriği ve ileri sürülüş biçimi itibarıyla davacının taraf muvazaası hukukusal nedenine dayandığı açıktır.Bilindiği üzere; bu tür bir iddianın kanıtlanabilmesi, 05.02.1947 tarih, 20/6 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince yazılı delille kanıtlanması koşuluna bağlıdır.Somut olayda; bu tür bir delili ibraz edilmemiştir.Diğer yandan öteki mirasçıların olguyu kabulü ile kendi miras paylarını devretmiş olmaları, bu anlamda davacının kalan pay ya da paylar yönünden iptal ve tescili isteme hakkını doğurmaz.Hal böyle olunca; yukarıda belirlendiği üzere sözü edilen İçtihadı Birleştirme Kararında açıklanan şekilde bir delil bildirilmemiş olmakla davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile kabule karar verilmesi isabetsiz bulunmuştur” gerekçeleri ile bozulmuş olup, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiştir.Karar, davacı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …………………ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

-KARAR-

Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak, taraflarca deliller gösterilmiş olup bozmadan sonra yeni delil ibrazı yasal olarak mümkün olmadığı gibi davalı yararına usuli kazanılmış hak doğduğundan yazılı şekilde karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır.Davacının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddi ile usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 2.50.-TL. bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 11.05.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.