Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/7374 E. 2014/17488 K. 12.11.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7374
KARAR NO : 2014/17488
KARAR TARİHİ : 12.11.2014

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasındaki davadan dolayı …. Asliye Hukuk Hakimliğinden verilen 21.01.2013 gün ve 2012/226 esas 2013/17 karar sayılı hükmün onanmasına ilişkin olan 30.09.2013 gün ve 9577-13620 sayılı kararın düzeltilmesi süresinde davacı vekili tarafından istenilmiş olmakla, dosya incelendi gereği görüşülüp düşünüldü:

-KARAR-

Asıl dava; belediye tarafından Hazine ve Tarım Reformu Bölge Müdürlüğü aleyhine yöneltilen elatmanın önlenmesi; birleşen dava ise, Hazine aleyhine tapu iptal ve tescil isteklerine ilişkindir.
Davacı …; birleştirilerek görülen davada, 253 Ada, 21 parsel sayılı taşınmazın mülkiyetinin, … Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.12.1997 tarihli, 1997/211 Esas, 1997/ 435 Karar sayılı kesinleşen hakem kararı ile … Belediyesine aidiyetinin tespit edildiğini, anılan hakem kararında davalı hazinenin de taraf olduğunu, buna rağmen Toprak ve Tarım Reformu çalışmaları çerçevesinde dağıtıma tabi tutulamayacağını, Belediye sınırları içerisinde yer alan hazine arazilerinin de Toprak ve Tarım Reformu Bölge Müdürlüğüne devrinin mümkün olmadığını ileri sürerek, hazine adına olan tapu kaydının iptali ile belediye adına tesciline ve elatmanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Birleşen tapu iptal ve tescil davasının kabulüne, elatmanın önlenmesine ilişkin asıl davanın ise reddine ilişkin olarak verilen karar, Dairece, özetle, ” hakem kararına yönelik itirazın karara bağlandığı tarihte 3533 Sayılı Yasanın 4. maddesi değişikliğe uğradığından hakem kararının ve buna bağlı itirazın reddi kararının kesinleştiğinin söylenemeyeceği, mahkemenin görevsiz hakem kararını hükmüne dayanak yapmasının doğru olmadığı; işin esası incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gereğine” değinilerek bozulmuş; Mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamı uyarıca yapılan yargılama neticesinde asıl ve birleşen davanın reddine dair kararın davacı … vekili tarafından temyizi üzerine Dairece, davanın reddine ilişkin karar onanmıştır.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı … tarafından hakemde açılan dava sonucunda 26.12.1997 tarih, 1997/211 Esas, 1997/435 sayılı kararla çekişmeli taşınmazın mülkiyetinin belediyeye ait olduğunun saptanmasına karar verildiği, bu karara karşı davalı Hazinenin itirazının 25.02.1998 tarihinde reddedildiği, buna göre, hakem kararının 25.02.1998 tarihinde kesinleştiği; eldeki, elatmanın önlenmesi istekli asıl davanın 11.06.2001 tarihinde, birleşen tapu iptal ve tescil davasının ise 02.05.2002 tarihinde açıldığı görülmektedir.
Bilindiği üzere, 3533 Sayılı Yasa değişikliğe uğramadan önce; 5519 Sayılı Yasanın 1. maddesinde öngörüldüğü üzere taşınmazların sicile tescilinde Genel Mahkemelerin görevli olması hali hariç, 3533 Sayılı Yasanın 1. maddesi kapsamındaki tüm kamu kurum ve kuruluşlar arasındaki çekişmelerin niteliği ne olursa olsun hakem mahkemesi sıfatıyla çözüme bağlanması gerekmekte idi. Ne varki, 3.7.2003 tarihinde kabul edilip 19.7.2003 tarihinde yürürlüğe giren 4916 sayılı yasanın 24. maddesiyle 3533 sayılı yasanın 4. maddesi hükmü değiştirilmiş, taşınmazın aynı ile ilgili çekişmeler bu maddenin kapsamı dışına çıkartılarak çekişmelerin genel mahkemelerde çözüme kavuşturulacağı hükme bağlanmıştır. Bir başka söyleyişle taşınmazın aynına yönelik çekişmelerde 4916 Sayılı Yasa değişikliği ile hakemin görevi son bulmuştur.
O halde, hakem kararına yönelik itirazın karara bağlandığı 25.02.1998 tarihinden sonra 3533 sayılı Yasanın 4. maddesinde değişiklik yapıldığına göre, her dava açıldığı tarihteki koşullara tabi olduğundan, mülkiyetin aidiyetinin tespiti davasının açıldığı 5.9.1997 tarihinde görevli olan hakem tarafından verilen dava konusu 253 ada 21 parsel sayılı taşınmazın davacı … Belediyesine aidiyetinin tespitine ilişkin kararın, itirazın reddedildiği 25.02.1998 tarihinde kesinleştiği tartışmasızdır.
Mahkemece, hükmüne uyulan Daire bozma kararında ise, sehven, kesinleşmiş hakem karına karşı yapılan tavzih talebinin reddine ilişkin kararın temyizi üzerine verilen, temyiz isteğinin süreden reddine ilişkin olan Dairenin 31.03.2008 tarihli kararının, hakem kararının kesinleşme tarihi olarak esas alındığı görülmektedir.
Hemen belirtilmelidir ki, maddi hataya dayalı bozma kararına uyulmuş olması taraflar yararına usulü müktesep hak doğurmaz.
Hal böyle olunca, kesinleşen hakem kararıyla dava konusu taşınmazın mülkiyetinin davacı Belediyeye aidiyetinin tespitine karar verildiği gözetilerek, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, maddi hataya dayalı bozma ilamına uyularak yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması yerinde değildir.
Anılan bu husus karar düzeltme isteğiyle sonucu yeniden yapılan inceleme sonucu anlaşıldığından, davacı … vekilinin karar düzeltme isteğinin 1086 sayılı HUMK.’un 440.maddesi gereğince kabulüyle, Dairenin 30.09.2013 tarih ve 2013/9577 Esas, 2013/13620 Karar sayılı onama kararının belirtilen nedenlerden dolayı ortadan kaldırılmasına, yerel mahkemenin 21.01.2013 tarih, 2012/226 Esas, 2013/17 Karar sayılı kararının açıklanan nedenden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 12.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.