YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7600
KARAR NO : 2014/11878
KARAR TARİHİ : 17.06.2014
MAHKEMESİ : ÇORUM 1. SULH HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 14/11/2013
NUMARASI : 2013/307-2013/1388
Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, tapu kaydına yanlış yazılan kimlik bilgilerinin düzeltilmesi isteğine ilişkindir.
Mahkemece; tapu kaydında düzeltim davalarında taşınmazın malik hanesindeki kimlik bilgileri düzeltilirken mülkiyet nakline sebep olunmaması ve dava konusu talebin tapu iptal tescil davasının konusu olması nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Hüküm, davacı tarafından temyiz edilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacı “Abdullah kızı H. D..” dava konusu 156, 169, 369, 609, 610, 613, 614, 617, 618, 660 ve 861 parsel sayılı 11 parça taşınmazın tapu kayıtlarında, kimlik bilgisinin “Abdullah kızı K.. D..” olarak yazılı olduğunu ileri sürerek tapu kayıtlarındaki “Hatice” adının nüfus kaydına uygun şekilde “Kadriye” olarak düzeltilmesini istemiş, mahkemece B.. Ö.. kızı Hatice isminde bir başka kişinin bulunduğu saptaması yapılarak yukarıda belirtilen gerekçe ile davanın reddine karar verilmiştir.
Hemen belirtmek gerekir ki; B.. Ö.. kızı Hatice adının değiştirilmesi yönünde bir istek bulunmamaktadır. Kaldı ki tapu kayıtlarında anılan kişi adına bir kayıt da yer almamaktadır. Davanın bu gerekçe ile reddi doğru değildir.
Öte yandan, dava konusu taşınmazların çap kayıtları incelendiğinde gerçekten de Abdullah kızı H. D.. adına tapulama edinim nedenine dayalı olarak kayıtlar bulunduğu, taşınmazların tapulama tutanakları incelendiğinde ise senetsizden 1985 ve 1986 yıllarında değişik tarihlerde “ Abdullah’ın 1970 yılında ölümü ile verasetini İsmail kızı Huriye(karısı) ile evlatları Ahmet, Hüseyin, Ali, Bilal ve Hatice’ye bıraktığı, İsmail kızı Huriye ile Abdullah evlatları Ahmet ve Hüseyin’in taşınmazlardaki hisselerini Abdullah oğlu Bilal’a sattığı” belirtilmek suretiyle taşınmazların Abdullah evlatları B.. Ö.., A. Ö..ve H. D.. adlarına tespit ve tescil edildiği, tapulama tutanaklarında belirtilen veraset ilişkisinin davacı Abdullah kızı K.. D..’ın Nüfus Müdürlüğü’nden tedarik edilen nüfus kayıtlarıyla örtüştüğü, davacının A.Ö., H. Ö.., A. Ö.. ve B.. Ö.. isminde kardeşleri olup babasının isminin Abdullah annesinin isminin ise Nuriye olduğu, diğer taraftan tapu kayıtlarında yazılı olduğu şekiyle “Abdullah kızı H. D..” isminde kimsenin bulunmadığı da Nüfus Müdürlüğü tarafından bildirildiği görülmektedir.
Hal böyle olunca, davacının iddiasını ispatladığı gözetilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru değildir.
Davacının temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 17.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.