Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/7697 E. 2015/8314 K. 04.06.2015 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7697
KARAR NO : 2015/8314
KARAR TARİHİ : 04.06.2015

MAHKEMESİ : SUŞEHRİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 21/12/2012
NUMARASI : 2012/336-2012/192

Taraflar arasında görülen davada;
Davacı vasisi, kısıtlı olan babası Ahmet 2979 parsel sayılı taşınmazını vekili olan dava dışı oğlu Aziz 25.02.2004 tarihinde dava dışı Ali , Ali’nin de 25.11.2004 tarihinde davalıya satış suretiyle devrettiğini, vekalete dayanak doktor raporunun 48 saatlik süre için verilmesi sebebi ile kullanılan vekaletin geçersiz olduğunu, öte yandan akit tarihinde kısıtlının ehliyetsiz olduğunu, davalının, vekil ile Ali tanıyan yakınları olduğunu, vekilin mal kaçırmayı amaçladığını ileri sürerek, tapu iptal ve kısıtlı adına tescile karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında kısıtlının ölmesi üzerine tereke temsilcisi olarak atanan A.. D.., davaya muvafakat ettiğini beyan etmiştir.
Davalı, tapu kaydına güvenerek taşınmazı satın aldığını, iyiniyetli olduğunu belirterek, davanın reddini savunmuştur.
Davanın reddine dair verilen karar, Dairece; ”… Davanın davacı Ahmet ’a vesayeten kızı B.. Y.. tarafından açıldığı, yargılama sırasında davacının ölümü üzerine tereke temsilcisi olarak Abdulkadir ’un atandığı ve adı geçen tereke temsilcisinin 18.01.2011, 15.03.2011 tarihli oturumlara katılarak açılan davaya muvafakatının olduğunu beyan ettiği, sonraki oturumlara ise katılmadığı ve davanın mirasçı Bahar Sevtap tarafından takip edildiği, hükmün de anılan mirasçı tarafından temyiz edildiği, temyiz edenin mirasçı sıfatıyla kararı temyiz etmekte hukuki yararının bulunduğu, öte yandan, tereke adına (Türk Medeni Kanununun 640. maddesi uyarınca) temsilci atanması durumunda, davanın tereke temsilcisinin veya bu sıfatla vekil kıldığı avukatın huzuru ile sürdürülmesi gerektiğinin tartışmasız olduğu, tereke temsilcisinin atanması ile mirasçıların terekeyi temsil ve davayı takip yetkisinin ortadan kalktığı, bu tür davaların tereke temsilcisi tarafından takip ve sonuçlandırılmasının asıl olduğu, sıfatı kalmayan tereke iştirakçisi Bahar Sevtap’ın davayı takip etmiş olmasının da sonuca etkili olmadığı, O halde, yargılama sürecinde yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 409. maddesi ile 12.01.2011 tarihinde kabul edilen ve 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 150. maddesindeki yasal düzenlemeler doğrultusunda işlem yapılması gerektiği” gerekçesi ile bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, davayı takip yetkisi olan tereke temsilcisinin 26.04.2011 tarihli ve devamındaki duruşmaları takip etmediği, davanın bu tarihte işlemden kalktığı, işlemden kalkma tarihine takip eden 3 aylık süre gözetilerek davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir.

./..

Karar, davacı B.. Y.. tarafından süresinde duruşma istemli temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi … raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, duruşma isteği 6100 sayılı HMK’nın geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı humk’un 438/2. maddesi gereğince reddedilip, gereği görüşülüp, düşünüldü.

-KARAR-

Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; davacı B.. Y..’ın temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 3.40.-TL. bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 04.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.