Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/7762 E. 2014/11797 K. 16.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7762
KARAR NO : 2014/11797
KARAR TARİHİ : 16.06.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL 5. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/11/2013
NUMARASI : 2011/181-2013/484

Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın,kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-
Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dava konusu mesken nitelikli 5 nolu bağımsız bölümün, öncesinde davacı adına kayıtlı iken sahte vekaletnameyle satış suretiyle 23.11.2009 tarihinde davalılara temlik edildiği, davacının davalılar aleyhine açtığı yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptal ve tescil istekli davanın İstanbul 6. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2009/465 esas sayılı, 27.05.2010 tarihli ilamı ile kabul edildiği, temyiz edilmeksizin 13.09.2010 tarihinde kesinleştiği kayden sabittir.
Davacı, çekişme konusu 5 nolu bağımsız bölümü davalıların kötüniyetli olarak kullandıklarını ileri sürerek, 23.11.2009-09.10.2010 tarihleri arasındaki dönem için 14.700,00-TL ecrimisilin tahsili isteği ile eldeki davayı açmıştır.
Bilindiği üzere, yolsuz tescil hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil davaları sonucunda kurulacak olan kabul hükmü inşai (kurucu) olmayıp izhari (açıklayıcı) nitelik taşır. Bu suretle oluşan kararlara konu işlemler yapıldıkları tarihten itibaren geçersiz sayılırlar ve iptal hükmü geriye etkili olarak sonuç doğurur.
Bu durumda, mahkemece davacının açtığı iptal tescil davasının kesinleştiği 13.09.2010 tarihinden itibaren davalıların kötüniyetli sayılmaları gerektiği benimsenerek ecrimisilin kısmen kabulüne karar verilmiş olması isabetsizdir.
Hal böyle olunca, mahkemece bağımsız bölümün sahte vekaletnameye dayalı olarak davalılara temlik edildiği tarihten itibaren hesaplanacak ecrimisilin hüküm altına alınması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.
Davacı vekilinin temyiz itirazları değinilen yön itibariyle yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 16.6.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.