YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/7835
KARAR NO : 2014/9183
KARAR TARİHİ : 05.05.2014
MAHKEMESİ : BODRUM 1. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 02/05/2012
NUMARASI : 2007/334-2012/431
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, reddine ilişkin olarak verilen karar davacı ve bir kısım davalılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
Dava, tehdit ve vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Mahkemece, iddialarının ciddi ve somut delillere dayanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; davacının, oğlu olan davalı A.. S..’i 05.04.2005 tarihinde taşınmaz satımı yetkisi de içeren genel vekaletname ile vekil tayin ettiği, davalı A.. S..’in davacıya ait 4335 parsel sayılı taşınmazı 07.09.2006 tarihinde eşit paylarla N.. S.. ve T.. Y..’a temlik ettiği, N.. S..’ın satın aldığı payı 18.01.2007 tarihinde C.. A..’a devrettiği, C.. A.. adına anılan işlemin bilvekale C.. S.. tarafından yapıldığı, yine T.. Y..’ın satın aldığı payı 19.01.2007 tarihinde S.. A..’a satış suretiyle temlik ettiği anlaşılmaktadır.
Somut olayda davacının, davalı A.. S..’in kendisinden tehditle vekaletname aldığını ve taşınmazı tefecilik yapan C.. S.. ve adamlarının tehdit ve baskıları sonucu devretmek zorunda kaldığını ileri sürerek eldeki davayı açtığı, aralarında A.. S..’in de bulunduğu müştekiler tarafından yapılan şikayet sonucu, C.. S.. hakkında tefecilik yapmak ve suç işlemek amacıyla örgüt kurmak suçlarından açılan ve Bodrum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/115 Esasında kayıtlı bulunan davanın halen derdest olduğu görülmektedir.
Bilindiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK)’nın 165. maddesinde “Bir davada hüküm verilebilmesi başka bir davaya, idari makamın tespitine yahut dava konusuyla ilgili bir hukuki ilişkinin mevcut olup olmadığına kısmen veya tamamen bağlı ise, mahkemece o davanın sonuçlanmasına veya idari makamın kararına kadar yargılama bekletilebilir” hükmü yer almaktadır. Bu itibarla ceza dava dosyasının sonucu görülmekte olan davanın esası yönünden önem arz ettiğinden, ceza davasının eldeki dava bakımından bekletici sorun olarak kabul edilmesi gerektiği açıktır.
Her ne kadar Türk Borçlar Kanunu’nun 74. maddesi hükmü uyarınca kural olarak ceza mahkemesi tarafından verilen beraat kararı hukuk hakimini bağlamaz ise de orada belirlenen veya belirlenecek olguların eldeki dava bakımından bağlayıcı olacağı bu durumda, davalı C.. S..’ın sanık olarak yargılandığı ve eldeki davada konu edilen hususların da yer aldığı Bodrum 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2008/115 esasında kayıtlı derdest ceza davasının ve dosya kapsamından başkaca benzer ceza davalarının da bulunma ihtimali gözetilerek, ceza davasının sonucunun beklenmesi, ceza dosyasındaki ve eldeki dosyadaki delillerin birlikte değerlendirilerek bir karar verilmesi gerekirken eksik soruşturma ile yetinilerek yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davacının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma sebebine göre davalıların temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yerolmadığına, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 05.05.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.