Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2014/8636 E. 2014/11662 K. 12.06.2014 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/8636
KARAR NO : 2014/11662
KARAR TARİHİ : 12.06.2014

MAHKEMESİ : İSTANBUL 15. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 18/12/2012
NUMARASI : 2010/778-2012/401

Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Davacı, kayden maliki olduğu 1733 ada 34 parsel sayılı taşınmaza komşu aynı ada 76 sayılı parselde paydaş olan davalıların taşkın bina yapmak suretiyle müdahale ettiklerini ileri sürerek, elatmanın önlenmesi ve yıkım isteği isteği ile eldeki davayı açmıştır.
Mahkemece, davalıların, kayden davacıya ait çaplı taşınmaza haksız olarak taşkın yapı yapmak suretiyle müdahale ettikleri gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bilindiği üzere, yıkım istekli davalarda yıkılması istenilen ve mütemmim cüz niteliği taşıyan binanın ana nüvesinin yer aldığı taşınmaz malikleri arasında mecburi dava arkadaşlığı olduğundan tümünün davada yer almasında zorunluluk vardır. Aksi halde malikleri bakımından bölünme olanağı olmayan yıkım isteğinin yerine getirilmesine yasal olanak yoktur.
Somut olayda noksanın tamamlanması yolu ile getirtilen tapu kaydından, yıkılması istenen binanın ana nüvesinin yer aldığı 76 sayılı parsel maliklerinden davalı Orhan’ın taşınmazdaki payını dava dışı İsmet Alican’a yargılama sırasında temlik ettiği görülmektedir.
Hal böyle olunca; 1733 ada 76 parselde sayılı taşınmazdaki 950/11031 pay maliki dava dışı İsmet Alican’nın davada yer alması sağlandıktan sonra işin esasının incelenmesi gerekirken değinilen hususun gözardı edilmesi doğru değildir.
Kabule göre de; davalı H.. K..’un 1733 ada 76 parsel sayılı taşınmazdaki 340/11031 payını aynı taşınmazda paydaş olan davalı B.. O..’a yargılama sırasında 17.01.2011 tarihinde satış suretiyle temlik ettiğine göre davalı H.. K.. yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesi yerine kabulüne karar verilmesi de isabetsizdir.
Davalıların temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulüyle, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 12.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.