YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2014/9893
KARAR NO : 2014/14170
KARAR TARİHİ : 15.09.2014
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ECRİMİSİL
Taraflar arasında birleştirilerek görülen davalarda;
Davacılar; kat irtifakı kurulu 941 ada 164 parselde yer alan 500 araçlık otoparkta davalı şirket ve dava dışı kişilerle birlikte paylı mülkiyet üzere malik olduklarını, otoparkın arsa karşılığı yüklenicisi de olan davalı ile 01.05.2001 tarihinde yaptıkları kira sözleşmesinin 30.04.2006 tarihi itibariyle sona erdiği halde 01.05.2006 tarihinden asıl ve birleşen davaların dava tarihlerine kadar olan sürede otoparkın tamamını davalının kullandığını, kullanmalarına engel olunduğu gibi elde edilen gelirden de pay vermediğini ileri sürerek fazlaya ilişkin haklarını saklı tutmak suretiyle … için 20.000-Tl, … için 7.500-Tl ve … için 7.500-Tl ecrimisil isteğinde bulunmuşlar, daha sonra 25.3.2010 tarihli ıslah dilekçesi ile ecrimisil isteklerini … için 75.450,90 TL, … için 7.677,46 TL, … için 16.149,14 TL olarak artırmışlardır. Birleşen davada da …, bilirkişi raporu doğrultusunda 9.500-TL ecrimisilin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı, davacılara ait otopark alanlarının boş olduğunu, kendisine ait olan otopark bölümlerini … Sanayi ve Dış Ticaret A.Ş.’ye kiraya verdiğini, davada pasif taraf sıfatının bulunmadığını belirterek asıl ve birleşen davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın ıslah edilen şekli ile kabulüne karar verilmiş, davalının temyizi üzerine Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin 29.03.2011 gün 2010/18759 E-5131 K sayılı ilamıyla onanmış, davalının karar düzeltme isteği üzerine ise bozulmuştur.
Hükmüne uyulan Yargıtay 3.Hukuk Dairesinin 13.10.2011 gün 2011/11845 E-2011/15436K sayılı bozma ilamında özetle “Dosyada mevcut tespit raporunda ve tapu kaydınca esas alınan yönetim planında, dava konusu taşınmazda kat irtifakı tesis edildiği, davacıların ise 10-12 no’lu bağımsız bölümlere tekabül eden katlarda hissedar olduğu anlaşılmaktadır. Dosyaya ibraz edilen tapu kaydında da davaya konu 941 Ada 164 parselde kat irtifakının kurulduğu ve 60’tan fazla bağımsız bölüm olduğu görülmüş ve davacılara ait bağımsız bölümler gösterilmiştir.
Mahkemece hükme dayanak yapılan bilirkişi raporunda, 500 araç kapasiteli oto park üzerinden hesaplama yapan kesinleşmiş karardaki bilirkişi raporu esas alınarak inceleme yapılmış ise de, bu hususun arsanın tamamı üzerinden paylı mülkiyet esaslarına göre mi, yoksa kat mülkiyeti (kat irtifakı) kurulmuş binada bağımsız bölüm üzerinden mi hesaplandığı anlaşılamamaktadır. Ayrıca, davacı …’in hissesi 14/5817 olduğu halde, 61/5817 kabul edilerek fazlaya hükmedilmesi de doğru değildir. Oysa ki tapu kaydı zemine uygulanarak davacılar hissesine düşen bağımsız bölümler belirlenmek, davacılar otoparkı bizzat işleterek gelir elde edeceklerini iddia ve ispat etmediklerine göre, yerleşik uygulama uyarınca kira esasına göre, re’sen emsallerde incelemek suretiyle ilk dönem için rayice uygun aylık kira belirlenmek, sonraki dönemler için ise endeks uygulanmak suretiyle rapor hazırlanması ve denetlenerek hükme esas alınması gerekirken, tarafları ve konusu farklı olan önceki davada düzenlenen rapordaki kriterler esas alınarak düzenlenmiş eksik bilirkişi raporuyla hüküm kurulması doğru değilse de, bu hususun zuhulen gözardı edilerek hükmün onandığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece yukarıda anlatılanlar ışığında mahallinde konusunda uzman, farklı üç bilirkişi ile keşif yapılarak, ayrıntılı ve denetlenebilir bir rapor alınmak suretiyle, düzeltilerek onama kararında belirtildiği üzere her bir döneme isabet eden alacağa, o dönem sonundan faiz yürütülerek HUMK.nun 388. maddesine uygun şekilde infazı kabil hüküm kurulmalıdır.” gereğine değinilmiş, mahkemece bozma kararı uyarınca işlem yapıldıktan sonra asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın ise reddine karar verilmiştir.
Karar, asıl ve birleşen dosya davacıları ile davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre; asıl ve birleşen dosya davacıları ile davalının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 4.621.00.-TL. bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 15.09.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.