YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/17907
KARAR NO : 2016/11328
KARAR TARİHİ : 22.12.2016
….
Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, 145 ada, 3 nolu parsel üzerinde davalı kooperatif tarafından 98 adet dubleks mesken yapıldığını, 20 nolu bloktaki 1 ve 2 nolu bağımsız bölümün maliki olduklarını, davalı kooperatifin 20 nolu bloğu vaziyet planına uygun olarak tamamlamadığını, yola ve otoparka bağlantısı yapılmadığı gibi yol ve otoparkının olmadığını, binanın arkasına yapılan istinat duvarının uygun kot ve yükseltide inşa edilmediğini, yaptırdığı tespit sonrası arka cepheden teras katına giriş yaptırdığını ve zemin kattaki pencere sayısını arttırdığını, binanın önünde belediye arazisinde inşasına başlanılan ruhsatsız şelale nedeniyle 5 metre derinliğindeki hafriyat çalışmasının bahçede çöküntüye yol açtığını, bahçeye toprak yığıldığını, iş makinalarının istinat duvarını yıktığını, bahçe içerisinde vaziyet planında yer almadığı halde belediye arazisine yapılan şelaleye yol açıldığını ileri sürerek taşınmazına ve kullanım alanına yapılan elatmanın önlenmesine, kendileri tarafından giderilen eksiklikler nedeniyle 8.000,00 TL’nin, konutlarında meydana gelen değer kaybı için 3.000,00 TL’nin, yaşadıkları bunalım nedeniyle 1.000,00 TL manevi tazminatın, kira kaybı nedeniyle 1.000,00 TL alacağın davalıdan alınmasını istemişlerdir.
Davalı, dava konusu yapılan genel kurul kararları doğrultusunda, resmi makamlarca onaylanmış plan ve projeye uygun biçimde yapıldığını, iddiaların yerinde olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın husumetten reddine ilişkin karar, Dairece; ‘’ Somut olayda; davalı kooperatifin çekişmeli taşınmazlarda kayden bir ilişkisi kalmasa da halen tüzel kişiliğini koruduğu ve fiilen faaliyetine devam ettiği görülmektedir. Davacı gerek fiili tecavüzün, gerekse komşuluk hukukuna aykırı işlemin davalı tarafından icra edildiğini ileri sürdüğüne göre davalı kooperatife husumet yöneltilmesi gerektiği kuşkusuzdur. Hal böyle olunca; iddia ve savunma doğrultusunda taraf delillerinin toplanması, toplanan ve toplanacak delillerin birlikte değerlendirilmesi, ondan sonra bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir. ‘’ gerekçesiyle bozulmuş, Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne ilişkin karar, Dairece; ‘’ Hal böyle olunca, öncelikle davada ileri sürülen isteklerden el atmanın önlenmesi ve yıkım isteği ile ilgili olarak keşfen saptanacak dava değeri üzerinden peşin harcın alınması, bu zorunluluk yerine getirildiği takdirde davaya devam edilmesi gerekirken, anılan husus gözardı edilerek işin esası bakımından hüküm kurulması doğru değildir. ‘’ gerekçesiyle bozulmuş, Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
./..
Karar, davacılar ile davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla;Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Tarafların temyiz itirazları yerinde değildir. Reddi ile usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 1.50.-‘şer TL bakiye onama harcının temyiz eden davacılardan ve davalıdan ayrı ayrı alınmasına, 22.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
…