YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/2443
KARAR NO : 2017/5384
KARAR TARİHİ : 16.10.2017
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ESKİ HALE GETİRME-ECRİMİSİL
Taraflar arasında görülen eski hale getirme ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davalılar … ve … yönünden husumet yokluğundan davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, eski hale getirme ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Davacı, maliki olduğu 416 ve 3813 parsel sayılı taşınmazlara davalıların kum çekmek suretiyle yol açtıklarını ileri sürerek tecavüzün tespitine karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, davalılar … ve … yönünden husumet yokluğundan davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; dava …, … ve … İl Özel İdaresi aleyhine 3813, 416 sayılı parsellere davalılar tarafından yapılan elatmalarının tespiti isteği ile açılmış, öninceleme duruşmasında davacı, elatmanın önlenmesi isteğini bildirmiş, davalı tarafın buna muvafakat etmemesi üzerine davasını 22.07.2014 tarihinde ıslah ederek eski hale getirme ve ecrimisil istemiş, taşınmazlarına … İnş.Ltd.Şti ve … İnş.Ltd.Şti isimli şirketler tarafından kum çekmek suretiyle zarar verildiğini ileri sürmüştür.
Mahkemece, aleyhlerine dava açılan davalı … ve …’ın 26.12.2013 tarihli 2.oturumda davadan çıkarılmalarına ve adı geçen şirketlerin davalı olarak yer almalarına karar verilmiş sonuç itibariyle davalılar … ve … yönünden davanın reddine, diğer davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacıya ait 3813 ve 416 sayılı parsellerden, davalı İl Özel İdaresi’nin kamulaştırma yapmaksızın yol geçirdiği ve bu yolun davaya dahil edilen şirketler tarafından kullanıldığı anlaşılmaktadır.
Ne 1086 sayılı HUMK ‘da, ne de 6100 sayılı HMK ‘da davaya dahil (dahili davalı) diye bir müessese bulunmamaktadır. Bir başka anlatımla zorunlu dava arkadaşlığı hariç bir kimseye dahili dava yoluyla taraf sıfatı verilmesi olanaksızdır.
Hal böyle olunca; haklarında usulüne uygun açılmış bir dava olmadığından adı geçen şirketler bakımından karar verilmesine yer olmadığına, İl Özel İdaresi bakımından davanın kabulüne, davalılar … ve … bakımından yolu kendileri adına mı şirketleri adına mı kullandıkları açıklığa kavuşturularak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.
Davalının temyiz itirazı açıklanan nedenden ötürü yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 16.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.