YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3244
KARAR NO : 2016/5983
KARAR TARİHİ : 12.05.2016
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ECRİMİSİL
Taraflar arasında görülen ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …’ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, ecrimisil isteğine ilişkindir.
Davacı, eski eşi olan davalı ile boşandıklarını ve boşanma ilamının kesinleştiğini, ancak davalı ile paydaş oldukları kat mülkiyeti kurulu 302 ada 1 parsel sayılı taşınmazı davalının kullanmaya devam ettiğini ve payına karşılık herhangi bir ödeme yapmadığını, noter kanalı ile ihtarname gönderdiği halde sonuç alamadığını ileri sürerek, şimdilik 10.000.-TL ecrimisilin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, yargılama sırasında ıslahla ecrimisil miktarını 46.363,50.-TL’ye yükseltmiştir.
Davalı, adına çıkartılan tebligatın usulsüz olup, davacı ile aralarındaki başka bir dava dosyası aracılığı ile eldeki davadan 30.04.2014 tarihinde haberdar olduğunu, çekişmeye konu taşınmazın aile konutu olduğunu, davalının evi terkedip başka bir kadınla yaşadığını, ecrimisil isteyemeyeceğini, kaldı ki mal rejiminin tasfiyesi konusunda derdest davasının bulunduğunu, bu nedenle Türk Medeni Kanunu’nun 236. maddesinin de gözetilmesi gerektiğini, bilirkişinin taşınmazın içini görmeden hesaplama yaptığını, yaptığı masraflar sebebi ile hapis hakkını kullandığını, intifadan men şartının da oluşmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalının boşanma davasındaki adresine tebligat yapılmış olması sebebi ile tebligatın usulsüz olmadığı, işin esası bakımından ise; boşanma davası açılmakla tarafların Türk Medeni Kanunu gereğince ayrı yaşama haklarının olduğunu, davacının bu nedenle boşanma davasının açıldığı tarihten itibaren ecrimisil isteyebileceği gerekçesi ile ıslah da gözetilerek davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; ecrimisile konu, kat mülkiyeti kurulu 302 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki 1-2-3 nolu bağımsız bölümlerin 1/2 payının davacı, 1/2 payının ise davalı adına kayıtlı olduğu, karı koca olan tarafların Bodrum 3. Aile Mahkemesi’nin 27.12.2010 tarih, 2007/227 Esas, 2010/488 sayılı kararı ile boşandıkları anlaşılmaktadır.
Hemen belirtmek gerekir ki; ecrimisil kötüniyetli zilyedin malike ödemekle yükümlüğü olduğu bir nevi haksız işgal tazminatıdır.
Somut olayda; dava konusu taşınmazın, taraflar arasında geçimsizlik başlamadan önce müşterek yaşadıkları konut olduğu, diğer bir söyleyişle aile konutu olarak kullanıldığı, boşanma davasının kesinleştiği tarih itibariyle tarafların evlilik birliğinin sona erdiği ve taşınmazın aile konutu özelliğini kaybettiği, davalının ancak bu tarihten sonra kötü niyetli duruma geleceği açıktır.
Ne var ki, eldeki davanın 27.06.2012 tarihinde açıldığı, UYAP’tan çıkartılan davalının nüfus kayıt içeriğine göre; taraflar hakkındaki boşanma kararının ise davanın açılmasından sonra 19.07.2012 tarihinde kesinleştiği görülmektedir.
Hâl böyle olunca; davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere karar verilmiş olması doğru değildir.
Davalı vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 12.05.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.