YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/3560
KARAR NO : 2017/5424
KARAR TARİHİ : 16.10.2017
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ECRİMİSİL-ESKİ HALE GETİRME
Taraflar arasında görülen ecrimisil, eski hale getirme davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …’un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Davacı, maliki olduğu 116 ada, 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazlara davalı … Belediyesince rızası olmadan inşaat hafriyatı, moloz ve toprak döküldüğünü bu nedenle taşınmazlarını kullanamadığını ileri sürerek 07.03.2008-07.09.2011 tarihleri arasındaki dönem için 8.500.-TL ecrimisile ve taşınmazın eski hale getirilmesine, eski hale getirme bedelinin davalıdan tahsilini istemiştir.
Davalı, dökülen hafriyatların yüklenici firmaya ait araçlar tarafından döküldüğünü, belediye olarak taşınmazlara bir müdahalenin olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, ecrimisil isteğinin reddine ilişkin verilen karar Dairece, “…her ne kadar davalı taraf, hafriyatın kendisince değil özel firmalarca döküldüğünü ifade etmişse de yukarıda değinilen resmi belgeler dikkate alındığında dava konusu taşınmaza yapılan müdahalenin kısmen davalı tarafından kısmen de davalının bilgisi dahilinde özel firmalarca gerçekleştirildiği açıktır. Hal böyle olunca, mahkemece keşif yapılmak suretiyle ecrimisil ve eski hale getirme bedellerinin tespit edilerek davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir….” gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkemece, bozmaya uyularak ecrimisile hükmedilmesi doğrudur. Ancak, davacının 3 yıllık ecrimisil talebi olmasına rağmen mahkemece; 5 yıllık ecrimisil hesabı yapılan bilirkişi raporuna itibar edilerek talebin aşılması isabetli olmamıştır.
Somut olayda, davalının 07.01.2014 tarihli bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde; kabul anlamına gelmemek üzere eski hale getirmenin kendi imkanları ile yerine getirilebileceği dile getirilmiş olmasına rağmen mahkemece bu husus üzerinde durulmamıştır.
Hâl böyle olunca; davalının beyanları değerlendirilerek bu hususta bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması doğru değildir.
Davalı vekilinin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 16.10.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.