YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/5493
KARAR NO : 2017/6798
KARAR TARİHİ : 27.11.2017
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası sonunda, yerel mahkemece davalı … hakkındaki davanın reddine, diğer davalı … (…) aleyhine açılan davanın ise kısmen kabul kısmen reddine, ilişkin olarak verilen karar davalı … tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi … ‘ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve ecrimisil isteğine ilişkindir.
Davacı, maliki olduğu 1230 ada 10 parsel sayılı taşınmazı davalılara kiraladığını, kira bedelleri ödenmediğinden icra takibi yaptığını ancak itiraz üzerine takibin durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline ve davalıların taşınmazdan tahliyesine karar verilmesini istemiş, yargılama aşamasında davasını ıslah ederek davalıların elatmalarının önlenmesine ve 4250 TL ecrimisile karar verilmesini istemiştir.
Davalılar, çekişmeli taşınmazın önceki malikinin davalı … olduğunu ve davacıya satış suretiyle temlik edildiğini ancak davacının bir kısım bedeli ödeyemediğinden aralarındaki anlaşma gereğince taşınmazı 2021 yılına kadar kullanacakları hususunda anlaştıklarını, davacı ile aralarında kira ilişkisi bulunmadığını, ayrıca boşandıklarından ayrı yaşadıklarını savunmuşlardır.
Mahkemece, davalı …’ın diğer davalı …’ten boşanarak ayrı evde yaşadığı gerekçesiyle onun hakkındaki davanın reddine, davalı … hakkında ise elatmanın önlenmesine ve 3.700.TL. ecrimisile karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden dava tahliye ve kira alacağı için başlatılan icra takibine itiraz üzerine takibin durması nedeniyle itirazın iptali isteğiyle … Sulh Hukuk Mahkemesi’nde açıldığı, anılan mahkemece davanın tahliye davası olmayıp elatmanın önlenmesi davası olduğu gerekçesiyle görevsizlik kararı verildiği davacının 28.03.2014 tarihli ıslah dilekçesiyle davasının elatmanın önlenmesi ve 4.250 TL ecrimisil davası olduğunu açıkladığı anlaşılmaktadır.
Her ne kadar; davalı … çekişmeli taşınmazı davacıya sattığını ve satış bedelinden bir kısmı ödenmediği için 2021 yılına kadar oturması için anlaştığını savunmuş ise de, bu savunmasını kanıtlayamadığından davalı … hakkındaki elatmanın önlenmesi isteğinin kabul edilmiş olmasında bir isabetsizlik olmadığı gibi davalı …’in ecrimisilden sorumlu tutulması da kural olarak doğrudur.
Davalı …’in bu yöne değinen temyiz itirazı yerinde görülmediğinden reddine,
Ancak, bilindiği üzere ecrimisil, haksız işgalin başladığı tarih ile davanın açıldığı tarih arasındaki dönem için istenebilir.
Öte yandan, görevsizlik kararı üzerine görevli mahkemede devam eden dava görevsizlik kararı veren mahkemedeki davanın devamıdır.
Somut olayda; mahkemece ıslah tarihine kadar ecrimisile hükmedilmiştir.
Hal böyle olunca; 29.10.2012 tarihinden … Sulh Hukuk Mahkemesi’nde davanın açıldığı tarihe kadar belirlenecek ecrimisile hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru değildir.
Kabule göre de; ecrimisil isteğinin bir kısmı reddedildiği için reddedilen bölüm yönünden davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması ve harcın kamu düzenini ilgilendirdiği ve resen gözetilmesi gerektiği kuralı gözardı edilerek elatılan taşınmazın keşifte belirlenen değeri üzerinden harcın alınmamış olması da isabetsizdir.
Davalı …’in bu yönlere değinen temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 27.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.