YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2015/7430
KARAR NO : 2015/11846
KARAR TARİHİ : 14.10.2015
MAHKEMESİ : KARAMÜRSEL ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 27/11/2013
NUMARASI : 2012/391-2013/843
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ……..’nın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, ehliyetsizlik ve vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenlerine dayalı tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacılar, mirasbırakanın maliki olduğu 535 ve 646 parsel sayılı taşınmazlarının ara malik kullanılarak vekil tarafından iradesi fesada uğratılıp davalılara satış suretiyle temlik edildiğini, satış bedelininde kendisine ödenmediğini, aynı zamanda işlem tarihlerinde murisin tasarruf ehliyetinin bulunmadığını ileri sürerek tapu iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, tapu kaydına güvenerek satın aldıklarını belirtip davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, muvazaa olgusunun sabit olduğu, davalıların TMK nun 1023. maddesinin koruyuculuğundan yararlanamayacakları gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; mirasbırakan M. G. ‘ın 12.10.2006 tarihinde noterde düzenlenen vekaletname ile oğlu İbrahim’i vekil tayin ettiği, 17.11.2006 tarihli resmi akit ile vekil İbrahim tarafından murise ait 535 ve 646 parsel sayılı taşınmazların ara malik Mehmet’e satıldığı, 14.12.2007 tarihinde Mehmet tarafından aynı taşınmazların vekilin oğlu A. G. ‘a satıldığı, 27.3.2012 tarihinde ise Ali tarafından 535 nolu parselin davalı Rahmi’ye, 646 nolu parselin davalı İsmail’e satılarak adlarına sicil kayıtlarının oluştuğu, muris M. G. ın 26.7.2011 tarihinde öldüğü, mirasçı olarak çocukları davacılar ile dava dışı İbrahim (aynı zamanda vekili) ve Muzaffer’in kaldığı anlaşılmaktadır.
Dava dilekçesi, özellikle yargılama sırasında açıklama getirilen 7.10.2013 havale tarihli dilekçe içeriği ve iddianın ileri sürülüş biçimine göre davada, mirasbırakanın elhiyetsizliği ve vekalet görevinin kötüye kullanılması hukuksal nedenlerine dayanılı olarak pay oranında tapu iptal ve tescil isteğinde bulunulmuştur.
Bilindiği üzere; çekişmeli taşınmazların davacıların mirasbırakanına ait olduğu, davalıların ise terekeye göre üçüncü kişi konumunda bulunduğu, terekenin iştirak halinde olduğu sabittir. Davacı, terekeye iade değilde pay oranında istekte bulunduğuna göre, taşınmazdaki mülkiyet durumu gözetildiğinde Türük Medeni Kanunu’nun 701.maddesi uyarınca böyle bir isteğin dinlenme olanağı yoktur.
Hal böyle olunca; davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Davalıların temyiz itirazları yerindedir. Kabulüyle hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’nun 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 14.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.