YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/10005
KARAR NO : 2016/11205
KARAR TARİHİ : 19.12.2016
….
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi, ecrimisil ve yıkım davası sonunda, yerel mahkemece yapılan yargılama sonunda davacı … …. açtığı elatmanın önlenmesi davasının husumet nedeni ile reddine, diğer davacıların açtığı elatmanın önlenmesi ve kal davasının ağaç bedelleri ödenmek kaydı ile kabulüne, ecrimisil ve zeytin ağaçlarının kali isteğinin reddine ilişkin olarak verilen karar davalılar tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …’un raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava el atmanın önlenmesi, ecrimisil ve yıkım isteklerine ilişkindir.
Davacı 989 ada 4 parsel sayılı taşınmazın maliki olduğunu, davalıların herhangi bir hakka dayanmaksızın taşınmaz üzerine ağaç dikerek el attıklarını ileri sürerek 28.000,00 TL ecrimisil bedelinin tahakkuk tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalılardan alınarak kendisine verilmesini, ayrıca taşınmaza elatmalarının önlenmesini, dikilen ağaçların yıkımını istemiştir.
Davalı davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davacı … …. açtığı elatmanın önlenmesi davasının husumet nedeni ile reddine, diğer davacıların açtığı elatmanın önlenmesi ve kal davasının ağaç bedelleri ödenmek şartı ile kabulüne, ecrimisil ve zeytin ağaçlarının kali isteğinin reddine karar verilmiştir.
Bilindiği üzere; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (HMK) 297/2. maddesinde belirtildiği üzere, mahkemelerce verilen kararların, her bir istek hakkında taraflara yüklenen borç ve tanınan hakları sıra numarası altında açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde göstermesi ve infaza imkan sağlayacak içerikte bulunması gerekmektedir. Ancak davalılar bakımından kurulan hükümde el atmanın önlenmesine ve yıkıma karar verilen taşınmazın ada ve parsel numarasının belirtilmediği görülmektedir. Bu haliyle kararın infaz kabiliyeti yoktur.
Kabule göre de; dava konusu edilen 988 ada 4 parsel numaralı taşınmazın oluşmasına dayanak olan imar planının idare mahkemesi kararı ile iptal edildiği anlaşılmakla, kadastral parsellerin ihyası sağlanmadan davacıların mülkiyet durumu belirsiz olacağından, davacılara bu konuda dava açmak üzere süre verilmesi ve sonuca göre hareket edilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
Davalıların temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 19.12.2016 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.