YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/10106
KARAR NO : 2019/4062
KARAR TARİHİ : 24.06.2019
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen tapu iptal ve tescil davası sonunda yerel mahkemece asıl ve birleşen davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacılar … ve … … vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hakimi …’ın düzenlemiş olduğu rapor okundu, açıklamaları dinlendi, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Asıl dava, hile hukuksal nedenine dayalı terekeye iade istemli tapu iptal ve tescil, birleşen dava muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı miraspayı oranında tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.Mahkemece, temlikin ölünceye kadar bakma akdiyle yapıldığı, davalının da bakım borcunu yerine getirdiği gerekçesiyle her iki davanın da reddine karar verilmiştir. Asıl dava davalılar …, … ve … aleyhine 21.09.2011 tarihinde açılmış olup, davalılardan … malik olduğu taşınmazı 31.10.2011 tarihinde birleşen davanın davalısı …’a satış suretiyle temlik etmiştir. … asıl davada davalı değildir.Bilindiği üzere, Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun(HMK) 125/1. maddesi “Davanın açılmasından sonra, davalı taraf, dava konusunu üçüncü bir kişiye devrederse, davacı aşağıdaki yetkilerden birini kullanabilir:a) İsterse, devreden tarafla olan davasından vazgeçerek, dava konusunu devralmış olan kişiye karşı davaya devam eder. Bu takdirde davacı davayı kazanırsa, dava konusunu devreden ve devralan yargılama giderlerinden müteselsilen sorumlu olur.
b) İsterse, davasını devreden taraf hakkında tazminat davasına dönüştürür.” hükmünü içermektedir.Anılan düzenleme, kendiliğinden (re’sen) gözetilmesi zorunlu bir usul kuralı olup, mahkemece davacı tarafa seçimlik hakkı hatırlatılarak davayı ne şekilde sürdüreceği sorulmalı ve sonucuna göre işlem yapılmalıdır.
Öte yandan birleşen davada tanık olarak bildirilen … dinlenmeden sonuca gidilmiştir.Hal böyle olunca, asıl dava yönünden HMK 125. Maddesinin uygulanması, birleşen davada ise davacının bildirdiği tanıklar dinlenerek sonuca gidilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir.
Davacılar vekilinin değinilen yön itibariyle yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 24.06.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.