Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2016/13840 E. 2019/5885 K. 18.11.2019 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/13840
KARAR NO : 2019/5885
KARAR TARİHİ : 18.11.2019

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, 3367 sayılı Yasa ile değişik 442 sayılı Yasa uyarınca uygulamaya alınan … Köyü yerleşim alanında plan gereğince oluşturulan ve Köy Tüzel Kişiliği adına ifrazen tescili sağlanan imar parsellerinden 60 adedinin köy ihtiyar heyetince belirlenen hak sahiplerine dağıtıldığını ancak yapılan şikâyetler üzerine dağıtım yapılan kişilerden bir kısmının Köy Yerleşim Alanı Uygulama Yönetmeliğinin 11. ve 12. maddesindeki şartları taşımadığı halde hak sahibi yapıldığının tespit edildiğini, davalının da anılan yasal koşullarını taşımadığı gibi tescilden itibaren 5 yıl içinde ev yapmadığını ileri sürerek davalı adına kaydedilen … parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile Ilıca Köy Tüzel Kişiliği adına tescile karar verilmesini istemiştir.
Davalı, yasal koşullara uygun olarak taşınmaz üzerine bina yaptığını ve köyde yaşadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar, Dairece “… çekişme konusu taşınmazın ilk geldisi olan … parselin, kadastro çalışmalarında … Köyü Tüzel Kişiliği adına tespit edildiği, tespitin 20.12.1977 tarihinde kesinleştiği, anılan parselin 27.12.1995 tarihinde ifraz görerek … ve … parsellerin oluştuğu, ifraz parsellerinden … parselin 27.12.1995 tarihinde satış suretiyle Hazineye devredildiği, … parselin ise … Köy Tüzel Kişiliği adına kayıtlı olup 34 parçaya ifraz edildiği, çekişme konusu … ada … parselinde bu 34 parça ifraz parsellerinden biri olup, … Köyü Tüzel Kişiliği adına kayıtlı iken 1.10.2003 tarihinde davalıya temlik edildiği, devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerle ilgisinin olmadığı, taşınmazın geldisinin köye ait tapulu yer olup, davacı Hazine’nin hiçbir aşamada taşınmazın maliki olmadığı gibi Hazine tarafından 3367 sayılı Yasanın öngördüğü amaçla köye de devredilmediği görülmektedir. Hâl böyle olunca; davacı Hazine’nin dava açma hakkının bulunmaması başka bir söyleyişle aktif dava ehliyeti yokluğundan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulmuş olması doğru değildir.” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davacının yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, Harçlar Kanununun değişik 13. maddesinin j. Bendi gereğince davacı Hazineden harç alınmasına yer olmadığına, 18.11.2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.