Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2016/15957 E. 2020/1114 K. 19.02.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2016/15957
KARAR NO : 2020/1114
KARAR TARİHİ : 19.02.2020

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVANIN TÜRÜ : TAPU İPTALİ TESCİL – TENKİS

Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, mirasbırakanları …’nün adına kayıtlı eski 1152 parsel (yeni 144 ada 4 parsel) sayılı taşınmazını satış göstermek suretiyle davalıların murisi olan oğlu …’ye temlik ettiğini, yapılan işlemin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaaalı olduğunu ileri sürerek dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile payları oranında adlarına tesciline, olmadığı takdirde tenkisine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, mirasbırakanın taşınmazlarını sağlığında bazen satış bazen de bağış göstermek suretiyle çocukları arasında paylaştırdığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, yapılan temlik işleminin muvazaalı ve mal kaçırma amaçlı olduğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalılar vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hâkimi …’ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

-KARAR-

Hemen belirtilmelidir ki; dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur.Davalıların işin esasına yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine.
Ancak, hüküm kısmında dava konusu taşınmaz yönünden iptal edilen payın davacılar adına tescili ile birlikte kalan payların da davalılar adına tesciline karar verilmiştir.
Bilindiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 26. maddesi hükmü gereğince hakim, kural olarak tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır. Ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Buna usul hukukunda taleple bağlılık ilkesi denilmektedir.
HMK’nin 26. maddesi ve doğru sicil oluşturma ilkesi uyarınca çekişme konusu taşınmazlarda davacıların miras payı oranında tapu kaydının iptali ile iptal edilen payın davacılar adına tesciline, kalan payın davalılar üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken davalılar payı yönünden yeniden tescil hükmü kurulması doğru değildir.
Ne var ki, bu husus yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; hükmün 1. bendinin hükümden çıkarılarak yerine;
1.bent olarak “Davanın kabulüne, …İli Merkez Kemaliye Köyü Camiyanı mevkiinde tapuya kain 114 ada 4 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile …1.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2011/788 E-2011/808 K sayılı veraset ilamındaki payları oranında davacılar adına tesciline, kalan payın davalılar üzerinde bırakılmasına” cümlesinin yazılmasına, davalılar vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile 6100 sayılı HMK’nin geçici 3. maddesi yollamasıyla 1086 sayılı HUMK’nun 438/7. maddesi hükmün bu şekliyde DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 19.02.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.