Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2017/2865 E. 2020/1917 K. 17.03.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/2865
KARAR NO : 2020/1917
KARAR TARİHİ : 17.03.2020

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, adına sahte olarak düzenlenmiş … 4. Noterliği’nin 26.01.2006 tarihli vekaletname ile daha önce tanımadığı vekil …’in maliki olduğu dava konusu … parsel sayılı taşınmazını davalı …’ye 27.01.2006 tarihinde satış yoluyla devrettiğini, …’ın da 14.02.2006 tarihinde diğer davalı şirkete sattığını, 1949 yılından beri sahibi olduğu taşınmazını satma amacının bulunmadığını, iki satış arasında 18 gün gibi kısa bir süre olduğunu, davalı şirket ile aralarında önceye dayalı husumetin bulunduğunu ve davalı şirketin dava konusu taşınmaza bitişik şekilde faaliyet gösterdiklerini, davalı şirketin iyiniyetinden bahsedilemeyeceğini ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile adına tescilini istemiş, yargılama sırasında ölümü üzerine dava, mirasçıları tarafından takip edilmiştir.
Tapu Müdürlüğü vekili, davanın reddi halinde Hazine aleyhine dava açılacağını ve Hazinenin zarara uğrayabileceğini ileri sürerek, davacı yanında davaya müdahil olmuştur.
Davalı …, davacıyı tanımadığını, vekaletnamenin sahte olduğunu bilmediğini, bilmesinin de mümkün olmadığını, bedeli karşılığında taşınmazı satın aldığını bildirip, davanın reddini savunmuştur.
Davalı şirket vekili, müvekkil şirketin dava konusu taşınmazı emlakçılar vasıtasıyla tapu kaydında malik görünen …’dan 250.000,00 TL’ye satın aldığını, taşınmaz üzerinde herhangi bir şerh veya kısıtlılığın bulunmadığını, vekaletnamenin sahte olduğunu bilmediğini, tapu kaydına güvenerek mal edinen iyiniyetli üçüncü kişi konumunda bulunduğunu bildirerek, müvekkil şirketi hakkındaki davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, sahte vekaletname ile satış yapıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne ilişkin karar, Dairece özetle; devir sırasında kullanılan vekaletname sahte olduğundan davalı …’ın ediniminin yolsuz olduğu, ancak ikinci el konumunda bulunan davalı şirketin TMK’nin 1023. maddesi koruyuculuğundan yararlanıp yararlanmayacağının araştırılması ve değerlendirilmesi gerektiğinden bahisle bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama neticesinde, davalı şirketin iyiniyetli olmadığı, durumu bildiği gerekçesiyle davanın yeniden kabulüne karar verilmiştir.
Karar, Davalı … Yat ve Gemi San. Tic. A.Ş. vekili tarafından süresinde duruşma istemli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 17.03.2020 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalı vekili Avukat … ile temyiz edilen fer’i müdahil … Muhakemat Müdürlüğü vekili Avukat … geldiler, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen davacılar … v.d. vekili Avukat v.d. gelmedi, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davalı … Yat ve Gemi San. Tic. A.Ş.’nin yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddi ile usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, 02.01.2020 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz edilen vekili için 2.540.00.-TL. duruşma vekâlet ücretinin ve aşağıda yazılı 16.543.63. TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı …den alınmasına, 17.03.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.