Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2017/3736 E. 2017/4706 K. 27.09.2017 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/3736
KARAR NO : 2017/4706
KARAR TARİHİ : 27.09.2017

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen tapu iptal tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine ilişkin olarak verilen karar taraflarca yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …’un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Dava, tapu iptal, tescil istemine ilişkindir.
Davacı, 433 ada 3 parsel sayılı taşınmazda … Hidroelektrik santrali ile tamamlayıcı tesislerinin yer aldığını, taşınmazın 1312 sayılı Türkiye Elektrik Kurumu Kanununu değiştiren 09.09.1982 tarihli ve 2705 sayılı Kanun hükümlerince verilen devir kararı uyarınca kendilerinin ve bağlı … …. Santrali İşletme Müdürlüğü’nün tasarrufuna geçtiğini, 2705 sayılı Kanunun geçici 1. ve 2. maddeleri uyarınca taşınmazın davalı belediyede defter kaydı bulunmadığından devrin bedelsiz yapıldığını, Türk Medeni Kanunu’nun 705. ve 716. maddeleri hükmü gereğince tescilden önce mülkiyetin kendilerine geçtiğini ileri sürerek tapunun iptali ve tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, davacının dava konusu taşınmazı edinmesi için hukuki sebep bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen karar, Dairece “… Mahkemece dava konusu taşınmazda yer alan ve 2705 sayılı Yasa hükümlerine göre 25.11.1985 tarihli, … (61-29-2) nolu devir kurulunun 5. toplantısının 7 nolu durum tespit tutanağında gösterilen santral binası ve iki adet su türbünü ve mütemmimlerinin kapsadığı bölümün ifrazının mümkün olmadığı belirlendiğine göre bu bölüm taşınmazın yüzölçümüne oranlanmak suretiyle davacı idarenin davalı … ile paydaş kılınması suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm kurulması doğru değildir.” gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucundan davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğine ve toplanan delillere göre davacının temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine.
Davalının temyiz itirazlarına gelince;
Bilindiği üzere; bozmaya uyan mahkemenin bozma kararında belirtildiği şekilde işlem yapmak ve orada gösterilen doğrultuda hareket etmek zorunluluğu bulunmaktadır. Bu durumda bozmaya uyulmakla taraflar lehine usuli kazanılmış hak doğacağından artık mahkemece bozma gereklerini yerine getirme zorunluluğu doğar. Ancak, bu temel usul kuralı göz ardı edilerek bozma gerekleri yerine getirilmemiştir.
Somut olayda; çekişme konusu taşınmazın ifraza uygun olmadığı belirlendiğine göre, oranlama yapılmak suretiyle, davacı idarenin davalı … ile paydaş kılınması suretiyle davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, bozmaya aykırı biçimde ifrazı mümkün olmayan bölümün tesciline karar verilmesi doğru değildir.
Davalının bu yönlere değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile bozmaya uygun işlem yapılmak üzere hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine 27/09/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.