YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2017/4909
KARAR NO : 2017/6794
KARAR TARİHİ : 27.11.2017
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : ELATMANIN ÖNLENMESİ, ECRİMİSİL
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve ecrimisil davası sonunda, tavzih talebinin reddine ilişkin ek karar, davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …’in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, elatmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.
Davacı, 115 ada 7 parsel sayılı taşınmazın 86/360 payının idaresi için kayyım tayin edildiğini, taşınmazın 1.bodrum kat ve 3 nolu bağımsız bölümün konut ve işyeri olarak davalı tarafından haksız yere kullanıldığını ileri sürerek, 01/01/2006- 31/05/2011 tarihleri arasında dönem için 8.100,00 TL ecrimisilin faiziyle birlikte davalıdan tahsiline ve elatmanın önlenmesine karar verilmesini istemiştir.
Davalı, bir savunma getirmemiştir.
Davanın kısmen kabulüne ilişkin olarak verilen karar Dairece; “… davacı kayyımın kayıt maliklerinin 86/360 payını temsilen dava açması karşısında üçüncü kişi olan davalının mutlak suretle taşınmazdan elatmasının önlenmesine karar verilmesi gerekirken, hiçbir gerekçe gösterilmeksizin davanın reddedilmiş olmasının doğru olmadığı…” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda elatmanın önlenmesi isteğinin kabulüne, ecrimisil isteğinin ise kısmen kabulüne karar verilmiş, hükmün 4. bendinde vekalet ücreti yönünden;”Avukatlık asgari ücret tarifesi uyarınca davacı vekili yararına takdir edilen …. TL nispi vekalet ücretinin, davalıdan alınıp davacıya verilmesine…”ibaresine yer verilmesi üzerine davacı vekilince 24.12.2014 tarihli dilekçe ile vekalet ücreti yönünden hükmün tavzihi istenmiş, mahkemece tavzih isteğinin reddine karar verilmiştir.
Bilindigi üzere HMK’nun 305.maddesinde ;’’(1) Hüküm yeterince açık değilse veya icrasında tereddüt uyandırıyor yahut birbirine aykırı fıkralar içeriyorsa, icrası tamamlanıncaya kadar taraflardan her biri hükmün açıklanmasını veya tereddüt ya da aykırılığın giderilmesini isteyebilir.
(2) Hüküm fıkrasında taraflara tanınan haklar ve yüklenen borçlar, tavzih yolu ile sınırlandırılamaz, genişletilemez ve değiştirilemez. ‘’düzenlemesi yer almaktadır.
Somut olayda tavzihi istenen husus hükmün değiştirilmesi niteliğinde olmayıp, hükmün icrasında tereddüt oluşturan bir durumun açıklanması niteliğindedir.
Hal böyle olunca, tavzih isteğinin kabulü gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle talebin reddi isabetsizdir.
Davacının temyiz itirazı bu yönüyle yerindedir. Kabulüyle, hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 27.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.