Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2018/3473 E. 2020/6731 K. 15.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/3473
KARAR NO : 2020/6731
KARAR TARİHİ : 15.12.2020

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen davada;Davacılar, kayden maliki oldukları 1585 parsel sayılı taşınmazdaki 3 nolu bağımsız bölümün babaları … ‘in Emekli Sandığına olan borcunun ödenmesi bakımından kredi çekilebilmesi için akrabaları olan davalıya satış suretiyle temlik edildiğini, yaşları küçük olduğu için devri velâyeten anne ve babanın yaptığını, babanın velâyet görevini kötüye kullandığını, satışın gerçek olmadığını, babalarının borcunu ödemediği gibi bankadan çekilen kredi bedelini de kendilerine vermediğini, davalıların kendi aralarında kira sözleşmesi düzenleyerek aleyhlerine icra takibi başlattıklarını, usûlsüz yapılan tebligatlar ile tahliyelerini sağladıklarını, davalıların birlikte ve kötü niyetle hareket ettiklerini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adlarına tesciline karar verilmesi istemişlerdir.
Davalı …, dava konusu taşınmazı bedelini ödeyerek satın aldığını, iddiaların doğru olmadığını, davacıların anne ve babasını önceden tanıdığı için aynı evde kiracı olarak kalmalarına müsaade ettiğini, taşınmazın bedelini ödemek için konut kredisi kullandığını, halen kredi taksitlerini ödediğini belirterek davanın reddini savunmuştur.Davalı … , dava konusu taşınmazın satışının gerçek olduğunu, satış bedeli ile Emekli Sandığına olan borcun ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, davanın reddine dair verilen karar Yargıtay 2. Hukuk Dairesince; “Satış işlemine davacı da “çocukların yasal temsilcisi” olarak katıldığına göre, anne ile çocuklar arasında bu dava nedeniyle menfaat çatışması vardır. Böyle bir durumda menfaat çatışması nedeniyle annenin, çocukları bu davada temsil etmesi mümkün değildir. Çocuklara Türk Medeni Kanununun 426/2. maddesi gereğince kayyım atanması yoluna gidilmeli, kayyımın takip edeceği davada çocuklar adına işlem tesis eden anaya da davalı olarak husumet yöneltilmeli, bundan sonra işin esası incelenmelidir. Bu husus ve işin görev yönü düşünülmeksizin hüküm kurulması doğru bulunmamıştır” gerekçesiyle bozulması üzerine bozma kararına uyularak mahkemece, asıl ve birleşen davanın kabulüne dair verilen karar Dairece ” mahkemece, velâyet görevinin kötüye kullanılması iddiası üzerinde durulmamış, bu yönden bir inceleme ve değerlendirme yapılmadan temlikin muvazaalı kabul edilmesi suretiyle sonuca gidildiği görülmektedir. Hâl böyle olunca; davacı …’nın reşit olduğu gözetilerek yargılamaya kendisinin katılmasının sağlanması, ondan sonra, davacıların velâyet görevinin kötüye kullanılması iddiası bakımından gerekli inceleme ve araştırmanın yapılması ve hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir. ” gerekçesi ile bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir.Karar, davacılar vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; duruşma günü olarak saptanan 15.12.2020 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat … ile temyiz edilen davalı … vekili Avukat … , davalı … vekili Avukat … geldiler, davetiye tebliğine rağmen temyiz edilen davalı … gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davacıların yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddi ile usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, 24.11.2020 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz edilen davalılar … ve … vekilleri için 3.050.00.’şer TL. duruşma vekâlet ücretinin temyiz eden davacılardan alınmasına ve aşağıda yazılı 17.40. TL fazla yatırılan harcın temyiz eden davacılara iadesine, 15.12.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.