Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2018/3639 E. 2018/14547 K. 15.11.2018 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/3639
KARAR NO : 2018/14547
KARAR TARİHİ : 15.11.2018

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU KAYDINDA DÜZELTİM

Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine, ilişkin olarak verilen karar davacı vekili ve davalı … vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …’in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;

-KARAR-

Dava, tapu kaydında düzeltim isteğine ilişkindir.
Davacı, çekişme konusu 304 parsel sayılı taşınmazın paydaşı olan Meryem Murt’un ölümü üzerine mirasçılarına intikal sırasında paylar belirlenirken hataya düşüldüğünü, daha sonra bir kısım mirasçıların paylarını davalılara devrettiğini ileri sürerek, davalıların hatalı olan pay oranlarının düzeltilmesini istemiştir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, asıl dava yönünden davacı idare tarafından 1062 sayılı kanun uyarınca el konulan taşınmazdaki ½ pay yönünden tapu kaydında hatanın bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine, birleştirilen davanın ise tefrikine karar verilmiştir.
Bilindiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu 26. maddesinde taleple bağlılık ilkesi düzenlenmiş olup buna göre, “Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir. Hakimin, tarafların talebiyle bağlı olmadığına ilişkin kanun hükümleri saklıdır” hükmü amirdir.
Ne var ki, eldeki davada dava konusu 304 sayılı parselde paydaş olan…’un 3/40 payının mirasçılarına intikali sırasında hata yapıldığı ve mirasçılarının dava dışı ve davalı kişilere yaptıkları temliklerde de aynı hatanın devam ettiğini iddia ederek eldeki dava açılmış olmasına rağmen dava konusu edilmeyen Bekir oğlu Necmettin’in ½ payı hakkında karar verilmiş olmasının taleple bağlılık ilkesine aykırı olduğu tartışmasızdır.
Hal böyle olunca, davacının talebi doğrultusunda bir karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru değildir.
Davacının yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 15.11.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.