Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2018/3971 E. 2020/6726 K. 15.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2018/3971
KARAR NO : 2020/6726
KARAR TARİHİ : 15.12.2020

MAHKEMESİ : SİLİVRİ 2. ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen davada;Davacı, kayden maliki olduğu 761 parsel sayılı taşınmazın 750.000-TL bedelle davalı … ’a satışı konusunda davalı adına hareket eden dava dışı vekili … ile anlaştıklarını, … ’in kendisine güven telkin ederek, satış işleminden sonra paranın bankada ödenmesi teklifini kabul ettiğini, ancak … ’in fırsatını bulup parayı ödemeden yanından ayrıldığını, aynı gün taşınmazın diğer davalılara muvazaalı işlemle devredildiğini, davalıların el ve iş birliği içerisinde hile ile hareket edip kendisini dolandırdıklarını, satış bedelinin ödenmediğini ileri sürerek tapu kaydının iptali ile adına tesciline, olmazsa rayiç bedelin tahsiline karar verilmesini istemiş, ölümü üzerine mirasçıları davaya dahil omuştur.Davalılar, taşınmazı bedelini ödeyerek satın aldıklarını belirtip davanın reddini savunmuşlardır.Mahkemece, davalılardan … ve … bakımından iyiniyetli oldukları gerekçesiyle davanın reddine, davalı … yönünden iddianın sabit olduğu gerekçesiyle tazminat isteğinin kabulüne dair verilen karar Dairece ”uyuşmazlık son kayıt maliki davalılar … ve … ’in hile ile gerçekleştirilen işlemi bilebilecek konumda bulunup bulunmadıkları, tapu siciline güven ilkesinden yararlanıp yararlanamayacakları noktasında toplanmaktadır. Dosya kapsamında davalılar … ve … ’in emlakçılık işi ile uğraştıkları, basiretli bir tüccardan beklenen dikkat ve özeni göstermeden taşınmazı aynı gün değerinin çok altında bir bedelle diğer davalı … ’tan satın aldıkları anlaşıldığından iyiniyetli olduklarını kabule imkan yoktur. Bu durumda anılan davalıların 4721 sayılı TMK.nun 1023. maddesi koruyuculuğundan yararlanamayacakları açıktır. Hal böyle olunca, yukarıda açıklanan nedenlerle davacının dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptaline dair isteminin kabulüne karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.” gerekçesi ile bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, bir kısım davalılar vekili tarafından süresinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla; duruşma günü olarak saptanan 15.12.2020 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davalılar vekili Avukat … ile temyiz edilen davacılar vekili Avukat … geldiler, davetiye tebliğine rağmen davalı … gelmedi, yokluğunda duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Bir kısım davalıların yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddi ile usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, 24.11.2020 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz edilenler vekili için 3.050.00.-TL. duruşma vekâlet ücretinin ve aşağıda yazılı 39.333.09. TL bakiye onama harcının temyiz eden davalılar … ve … ‘den alınmasına, 15.12.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.