Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2019/1661 E. 2020/4523 K. 28.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/1661
KARAR NO : 2020/4523
KARAR TARİHİ : 28.09.2020

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen davada;
Davacılar, mirasbırakan …’nun kayden maliki olduğu 3-7 ve 8 nolu bağımsız bölümlerden 3 ve 7 nolu bağımsız bölümleri 26/09/1988 tarihinde intifa hakkını üzerinde bırakarak mirasçılardan … ve …’a satış yolu ile, 8 nolu bağımsız bölümü 16/09/1988 tarihinde mirasçılardan İlhan’a ölünceye kadar bakma akdi ile devrettiğini, İlhan’ın 8 nolu bağımsız bölümü 16/12/2009 tarihinde baldızının torunu olan diğer davalı …’e sattığını, diğer mirasçılar …ve …’ın kendilerine miras paylarına karşılık bedeli ödemeyi kabul ettiklerini, ancak davalılardan…’ın ödeme yapmayı kabul etmediğini, ..a yapılan devrin muvazaalı olduğunu, bakımının 12 yıldır yanında bulunan bakıcı ve davacılardan Handan tarafından karşılandığını, son günlerinde huzur evine gönderiyldiğini, diğer davalı …’e yapılan satışın da muvazaalı bir işlem olduğunu ileri sürerek 8 nolu bağımsız bölümün tapusunun iptali ile miras payları oranında adlarına tesciline, olmadığı takdirde tenkisine karar verilmesini istemişlerdir.
Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, muvazaa iddiasının kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar Dairece “…Gerçekten de, mirasbırakanın diğer mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak 4 ay arayla tüm mal varlığını elden çıkardığı, diğer davalı …’in yapılan muvazaayı bilen konumunda, kötüniyetli olduğu dosya içeriği ve tüm delillerden anlaşıldığından davanın kabulüne karar verilmesinde kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Davalı …’ın bu yöne değinen temyiz itirazları yerinde değildir, reddine… Yukarıda değinilen ilkeler ve somut olgular birlikte değerlendirildiğinde kanun hükmünün yanlış uygulanması hususunun resen dikkate alınması gerektiği gözetilerek; davadaki istek davacıların miras payları oranında iptal ve tescil olduğu halde davada taraf sıfatı bulunmayan mirasçılar Nurdan ve Şadan’a da pay verilmek suretiyle talep aşılarak hüküm kurulması doğru olmamıştır… Öte yandan davanın; 24.400-TL değer gösterilmek suretiyle açıldığı, keşfen saptanan değer üzerinden yargılama aşamasında eksik harç ikmal edilmediği gözetilerek harcı yatırılan dava dilekçesindeki değer üzerinden davacılar lehine avukatlık ücreti taktir edilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile keşfen belirlenen ve harcı ikmal edilmeyen ve davacıların miras paylarına isabet eden değer üzerinden fazla vekalet ücretine hükmedilmesi de isabetsizdir…” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı … tarafından temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’ın düzenlemiş olduğu rapor okundu, açıklamaları dinlendi, dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davalı …’ın yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 10.246,50 TL bakiye onama harcının temyiz eden davalı …’dan alınmasına, 28.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.