YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2226
KARAR NO : 2020/4437
KARAR TARİHİ : 24.09.2020
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, esnaf olduğunu, nakit sıkıntısı bulunduğu bir dönemde davalının kendisi adına bankadan kredi çektiğini ve bedeli kendisine verdiğini, teminat amacıyla davalıya 450 ada 21 parsel sayılı taşınmazını devretmek isterken hataen dava konusu 450 ada 22 sayılı parsel sayılı taşınmazını devrettiğini, kredi ödemesi yapıldıktan sonra taşınmazın kendisine iadesi konusunda davalı ile aralarında şifai olarak anlaştıklarını ve ödemenin tamamlandığını, buna rağmen davalının çekişme konusu taşınmazı devretmeye yanaşmadığını ileri sürerek, davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, dava konusu taşınmazın devrinin resmi senetle yapıldığını, aksinin aynı kuvvette bir belge ile ispat edilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, inançlı işlem iddiasının yazılı belge ile kanıtlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece; “…Ne var ki, eldeki davada söz konusu belgelerin içeriğinin 05.02.1947 tarih, 20/6 sayılı içtihadı Birleştirme Kararı uyarınca incelenip değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile neticeye gidilmiş olmasının doğru olduğu söylenemez. Ayrıca, davacı eldeki davada, davalıya devredilen taşınmaz bakımından hataya düştüğünü de ileri sürmüş olmasına rağmen mahkemece bu yönde de bir araştırma yapılmamıştır. Hâl böyle olunca; anılan belgelerin yazılı delil başlangıcı veya güçlü delil teşkil edip etmeyeceği hususunun irdelenmesi, yazılı delil başlangıcı olarak kabul edildiğinde davacı tanıklarının dinlenerek ve davacının ödeme iddiası bakımından tüm delilleri toplanıp, 6098 sayılı Türk Borçlar Yasasının 97. maddesi hükümleri de dikkate alınarak hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi; davacının inançlı işlem iddiası sabit olmadığı taktirde ise, diğer hukuki sebep bakımından bir değerlendirme yapılması gerekirken yanılgılı değerlendirme ile noksan tahkikatla yetinilerek yazılı olduğu üzere davanın reddine karar verilmiş olması isabetsizdir…” gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda iddianın ispatlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla Tetkik Hâkimi …’un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davalının yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 12.015.60. TL bakiye onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 24.09.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.