YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2646
KARAR NO : 2021/1668
KARAR TARİHİ : 23.03.2021
MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL
Davacı, mirasbırakan babası …’ın maliki olduğu 102 ada 41 parsel sayılı taşınmazı, mirastan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak 04.08.1993 tarihinde ölünceye kadar bakma sözleşmesiyle davalı kızına temlik ettiğini, özel bir bakım ihtiyacı içinde olmayan mirasbırakanın başkaca taşınmazı da bulunmadığını ileri sürerek dava konusu 102 ada 41 parsel sayılı taşınmazın kat irtifakına geçmesiyle oluşan 2 ve 3 no’lu bağımsız bölümlerin davalı adına olan tapu kayıtlarının miras payı oranında iptali ile adına tescilini istemiş; davacının yargılamanın seyri sırasında ölümü üzerine mirasçıları davaya katılmışlardır.
Davalı, hak düşürücü sürenin geçtiğini, bakım ihtiyacı içinde olan mirasbırakana ve annesine uzun süre baktığını, davacının ise hiç ilgilenmediğini, mirasbırakanın davacıya birtakım kazandırmalarda bulunduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, temlikin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne dair verilen karar Dairece, “…Somut olaya gelince; murisin sözleşmenin düzenlendiği tarihte 81 yaşında olduğu, eşinin felç geçirdiği, davalının aktin yapılmasından önce de hem felçli annesine hem de mirasbırakan babasına baktığı,murisin sözleşmeyi yaptıktan sonra da 16 yıl yaşadığı, bu süre zarfında mirasbırakanın bakım borcunun yerine getirilmediği iddiası ile bir dava açmadığı gibi davalı kızı tarafından da bakıldığı sabittir. Dosya kapsamında dinlenen tanıklar ise; murisin mal kaçırmasını gerektirecek somut bir olgu ortaya koyamamışlardır. Tüm bu delil ve olgular, yukarıdaki ilkelerle birlikte değerlendirildiğinde; murisin gerçek irade ve amacının mal kaçırmak olmayıp, bakımını sağlamak olduğu, davalının da bakım borcunu yerine getirdiği sonucuna varılmaktadır. Hal böyle olunca, davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle davanın kabulü yönünde hüküm tesisi isabetsizdir.” gerekçesiyle bozulmuş; mahkemece, hükmüne uyulan bozma ilamı doğrultusunda davanın reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı tarafça yasal süre içerisinde duruşma istekli temyiz edilmiş olmakla, duruşma günü olarak saptanan 23.03.2021 Salı günü için yapılan tebligat üzerine temyiz eden davacılar vekili Avukat … ile temyiz edilen davalı … vekili Avukat … geldiler, davetiye tebliğine rağmen davacı … ve davacı … gelmedi, yokluklarında duruşmaya başlandı, süresinde verildiği ve kayıt olunduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra gelen vekillerin sözlü açıklamaları dinlendi, duruşmanın bittiği bildirildi, iş karara bırakıldı. Bilahare Tetkik Hakimi … tarafından düzenlenen rapor okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelenerek gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davacı tarafın yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddi ile usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, 24.11.2020 tarihinde yürürlüğe giren Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince gelen temyiz edilen davalı vekili için 3.050.00.-TL. duruşma vekâlet ücretinin ve aşağıda yazılı 14.90. TL bakiye onama harcının temyiz eden dahili davacılardan alınmasına, 23.03.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.