Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2019/2817 E. 2020/4410 K. 24.09.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/2817
KARAR NO : 2020/4410
KARAR TARİHİ : 24.09.2020

MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL

Taraflar arasında görülen davada;
Davacı, mirasbırakanı …’ın paydaşı olduğu 4226 parsel sayılı taşınmazdaki ½ payının taşınmazın diğer paydaşı olan dava dışı …’ye hatalı veraset ilamı ile intikal ettirildiğini, dava konusu taşınmazdaki ½ payın Hatice’ye intikalini sağlayan mirasçılık belgesinde kendisinin ketmedildiğini ve intikalden sonra taşınmazın tamamının davalıya satış suretiyle devredildiğini, davalının taşınmazın mirasbırakandan davacıya intikal ettiğini bilebilecek konumda olduğunu ileri sürerek 4226 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının davalı adına olan 1/2 payının iptali ile adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, taşınmazı iyiniyetli satın aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İmamoğlu Sulh Hukuk Mahkemesince, davanın reddine dair verilen karar Dairece ‘’… öncelikle davacıya hasımlı veraset ilamı almak üzere dava açması için süre verilmesi, açıldığı takdirde davanın sonucunun beklenmesi, dava sonucunda davacının mirasçı olduğu belirlenirse davalı …’nın iyiniyetli bulunup bulunmadığının yukarıdaki ilkeler doğrultusunda araştırılması ve varılacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken, eksik soruşturma ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir.’’ gerekçesi ile bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda 1086 sayılı HUMK uyarınca miktar itibariyle görevsizlik karar verilmiş, dosyanın gönderildiği mahkemece davalının kötüniyetli olduğu ispatlanamadığından davanın reddine ilişkin olarak verilen karar ise Dairece “…Bu durumda, yanılgılı veraset ilamına göre yapılan intikalin yolsuz tescil niteliği taşıdığı, iddia edildiği üzere davacının ketmedildiği açıktır. Diğer taraftan, taşınmazı yolsuz tescille edinen …’den satın alan davalının iktisabının iyiniyetle gerçekleşmiş olması halinde Türk Medeni Kanununun 1023. maddesi hükmünce korunacağında da kuşku yoktur. Ne var ki, dinlenen davacı ve davalı tanıklarının beyanlarından; davalının çekişmeli taşınmazı devralmadan önce bitişikte bulunan ve davacının diğer mirasbırakanı olan …’ın maliki olduğu 4227 parsel sayılı taşınmazda oturduğu, davalının bu taşınmazda oturduğu yönündeki anlatımları reddetmediği, davacının 4227 parselin kira bedelinin davalı tarafından kayınpederine ödendiği iddiasını ise kabul etmediği ancak taşınmazda hangi sıfatla oturduğu hususuna da açıklama getirmediği anlaşılmakta olup İmamoğlu gibi küçük bir ilçede özellikle davalının çekişmeli taşınmazın bitişiğindeki parselde oturduğu gözetildiğinde verese olgusunu bilebilecek konumda bulunduğu açıktır. Hal böyle olunca; davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru değildir…” gerekçesiyle bozulmuş, bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hâkimi …’ nün raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
-KARAR-

Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davalının yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle, usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 912.20 TL. bakiye onama harcının temyiz edenden alınmasına, 24/09/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.