Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2019/322 E. 2020/5777 K. 05.11.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/322
KARAR NO : 2020/5777
KARAR TARİHİ : 05.11.2020

MAHKEMESİ : … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ …. HUKUK DAİRESİ

Davacı, 1761 ada 5 ve 57 parsel sayılı taşınmazların babası …’ten kendisine ve mirasbırakan annesi … ile davalıların mirasbırakanı olan kardeşi …’ya intikal ettiğini, 23.09.1998 tarihinde miras paylarının adlarına intikali yapılıp paylı mülkiyet şeklinde tescilinden sonra mirasbırakan …’nin taşınmazlardaki paylarını bizzat, kendisine ait payları ise vekaleten davalıların mirasbırakanı …’ya aynı işlemle satış yoluyla temlik ettiğini, mirasbırakan …’nin 2005, …’nın da 2010 yılında öldüklerini, her ikisinin de işlem tarihinde ehliyetsiz olduklarını, herhangi bir satış bedeli de ödenmediğini, mirasbırakan …’nin bir an için ehliyetli olduğu kabul edilse dahi işlemin muris muvazaası nedeniyle de geçersiz olup zira kız evladından mal kaçırdığını, saklı payının da ihlal edildiğini ileri sürerek dava konusu 1761 ada 5 parsel sayılı taşınmazda 160/2540 pay oranıyla, 1761 ada 57 parsel sayılı taşınmazda 120/4000 pay oranıyla davalıların mirasbırakanı … adına kayıtlı olan taşınmazlarda, mirasbırakan … tarafından vekaleten …’ya devredilen paylarının iptali ile adına tescilini, mirasbırakan …’ye ait iken …’ya temlik edilen payların ise miras payı oranında iptal tescilini, olmadığı taktirde tenkisini istemiştir.
Davalılar, tenkis yönünden hak düşürücü sürenin geçtiğini, mirasbırakanın ihtiyaç nedeniyle oğlu …’ya paylarını sattığını, zira mirasbırakanın eşi …’ten kalan borçları ödemek durumunda olduğunu, resmi senette satış bedelinin alındığı yazılı olup, …’nın da o tarihte alım gücü bulunduğunu, muris muvazaasının söz konusu olmadığını, mirasbırakan …’nin kazaen öldüğünü, …’nın ise ekonomik sıkıntıları nedeniyle intihar ettiğini, davacının kendi paylarıyla ilgili olarak mirasbırakan …’ye satış vekaleti verdiğini, paylarının …’ya satışından haberdar olduğunu belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
İlk derece mahkemesince, ehliyetsizlik iddiasına dayalı davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine, mirasbırakanın temlike konu payları yönünden ise temlikin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacının miras payı oranında iptal tescile karar verilmiş; tarafların istinafı üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi …. Hukuk Dairesince, mirasbırakanın temlike konu payları yönünden ehliyetsizlik iddiasıyla paya hasren açılan davanın dinlenemeyeceği, zira mirasbırakana teb’an ehliyetsizlik iddiasıyla açılan davanın tereke adına açılıp takip edilmesi gerektiği, kaldı ki mirasbırakan … ile davalıların mirasbırakanı …’nın ehliyetsiz olduklarının da kanıtlanamadığı, ne var ki, mirasbırakan …’nin kendine ait paylarını davalıların mirasbırakanı …’ya devrinin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın muris muvazaası yönünden pay oranında kabulünün doğru olduğu, davacının vekaletname ile temlik edilen payları yönünden ise ehliyetsizlik ve vekalet görevinin kötüye kullanıldığı iddiası ispatlanamadığından davanın bu paylar yönünden reddinin doğru olduğu gerekçesiyle tarafların istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi …’un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği, görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve özellikle her ne kadar bölge adliye mahkemesince, mirasbırakana teban ehliyetsizlik iddiasına dayalı olarak pay oranında açılan davanın dinlenilmesine olanak bulunmadığı belirtilmiş ise de; bilindiği üzere mirasbırakana teban ehliyetsizlik iddiasıyla üçüncü kişiler aleyhinde açılan tapu iptali ve tescil davalarında, terekeyi temsil eden tüm mirasçıların bir arada hareket etmek suretiyle davayı birlikte açmaları, ayrıca mirasçılardan birisinin terekeye iade şeklinde dava açması halinde de tüm mirasçıların davada muvafakatlarının sağlanması, aksi takdirde terekenin atanacak temsilci marifetiyle davada temsil edilmesi ve yürütülmesi gerekmektedir (TMK’nın 640. maddesi). Başka bir ifadeyle, bir mirasçı tarafından mirasçı olmayan kişiye karşı ehliyetsizlik hukuksal nedenine dayalı olarak miras payı oranında açılan tapu iptali ve tescil davasının dinlenme olanağı yoktur. Böylesi bir durumda terekeye temsilci tayin edilerek yargılamaya devam edilmesi de pay oranında açılan davanın dinlenmesini olanaklı hale getirmez. Ne var ki, mirasçılar arasında paylı mülkiyet hükümleri geçerli olduğundan, bir mirasçının diğer bir mirasçı aleyhine açtığı davalarda bu kuralın uygulama yeri bulunmadığı kuşkusuzdur. Somut olayda, mirasbırakana teban ehliyetsizlik iddiasına dayalı olarak davacı mirasçı tarafından diğer mirasçıya karşı pay oranında iptal tescil isteğiyle eldeki davanın açıldığı, mirasçılar arasında pay oranında istekte bulunulmasına yasal bir engel bulunmadığı, ehliyetsizlik iddiasının davacı tarafça ispatlanamadığı gözetilerek yazılı şekilde karar verilmesi doğru olduğuna göre, davacının yerinde bulunmayan temyiz itirazının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 18.50 TL. bakiye onama harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 05.11.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.