YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3842
KARAR NO : 2020/6487
KARAR TARİHİ : 07.12.2020
MAHKEMESİ: … BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen davada; Davacılar, mirasbırakan babaları …’in 729 ada 1 parsel sayılı taşınmazdaki 105/178 olan payının tamamını 16.02.1979 tarihinde eşi … ‘e satış göstermek suretiyle devrettiğini, Hacer’in 05.08.2010 tarihinde ölümü ile, mirasçısı olarak kendisine intikal eden yine dava konusu taşınmazdaki payın tamamını da 07.10.2010 tarihinde satış göstermek suretiyle … ‘den olan kızı davalı …’a devrettiğini, temliklerin mirastan mal kaçırma amaçlı ve muvazaalı olduğunu, mirasbırakanın mal satmaya ihtiyacı olmadığı gibi, ölen eş … ‘in ve davalının alım gücünün bulunmadığını, kendilerinin mirasbırakan babalarının gayriresmi birlikteliğinden olma çocukları olduğundan evden kovulduklarını, tüm çabalarına rağmen babaları ile ilişki kurma isteklerinin karşılıksız kaldığını ileri sürerek, tapu kaydının iptali ile miras payları oranından adlarına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.Davalı, mirasbırakan babası … ‘in haciz tehdidi içinde olması nedeniyle dayılarının borç verdiğini, bu borcun karşılığı olarak dava konusu taşınmazdaki payın mirasbırakan babası tarafından ölen annesi … ‘ye devredildiğini, annesi … ‘nin ölümünden sonra babası Halil’in tüm ihtiyaçları ile ilgilendiğini, babasının rahatsızlıkları sebebiyle paraya ihtiyaç duyduğunu, taşınmazı bedeli karşılığında babasından satın aldığını, eşinin bankadan kredi çekerek satış bedelini ödediğini belirterek, davanın reddini savunmuştur.Mahkemece, temliklerin muvazaalı olduğu, taşınmazın mirasbırakan tarafından gayriresmi birlikteliğinden olan çocuklarından mal kaçırma amaçlı devredildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, kararın davalı vekili tarafından istinafı üzerine, … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince; 6100 sayılı HMK’nin 353/1-b-1 maddesi uyarınca davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi …’un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı pay oranında tapu iptal ve tescil isteğine ilişkindir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayanağı yasal ve hukuksal gerekçeye, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yazılı olduğu üzere davanın kabulüne karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davalının yerinde bulunmayan diğer temyiz itirazlarının reddine.
Ancak, bilindiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 297/2. maddesinde “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesi yer almaktadır. Kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince de hakimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü vardır. Öte yandan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 26. maddesi hükmü gereğince hakim, kural olarak tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır. Ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Buna usul hukukunda taleple bağlılık ilkesi denilmektedir.
Somut olayda, davacılar tarafından miras payları oranında tapu iptali ve tescili istekli açılan eldeki davada; tapunun beyanlar hanesinde yer alan ”Bu arsa üzerindeki (A) harfi ile gösterilen ev …’a, (B) harfi ile gösterilen ev … oğlu … ‘ye aittir” şeklindeki şerh dava konusu yapılmadığı halde, mahkemece hükümde ”… tapunun beyanlar hanesinin (A) harfi ile gösterilen evin … mirasçıları …, …, …’a ait olduğu şeklinde değiştirilmesine” denilmek suretiyle talepten fazlasına hükmedilmiş olması doğru olmadığı gibi, dava konusu taşınmazda tapu kaydının, tarafların mirasbırakanı tarafından davalıya temlik edilen pay bakımından, davacıların yasal miras payları oranında iptal edilerek mirasçılık belgesindeki payları oranında adlarına tesciline, kalan payın davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesi gerekirken; davalı adına olan tapu kaydının tamamı iptal edilerek, davalı adına da yeniden tescili yönünde infazda tereddüt oluşturacak şekilde karar verilmiş olması isabetsizdir.
Ne var ki; değinilen bu hususlar yeniden yargılama yapılmasını gerekli kılmadığından;
İlk Derece Mahkemesi hükmünün 1. bendinin hükümden çıkarılarak yerine 1. bent olarak;
”1-Davanın KABULÜ ile … İli, … İlçesi, … Mahallesi, 729 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının davalı adına olan 300/712 payın İPTALİ ile, mirasbırakan … ‘in … 4. Noterliğinin 01.11.2016 tarihli 11967 yevmiye numaralı mirasçılık belgesi gözetilerek 150/712 payın davacı …, 150/712 payın davacı … adına tapuya tescilini kalan payın davalı üzerinde bırakılmasına” cümlesinin yazılmasına, hükmün bu şekli ile 6100 sayılı HMK’nin 370/2. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 07.12.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.