YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/3951
KARAR NO : 2020/5560
KARAR TARİHİ : 02.11.2020
MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 1. HUKUK DAİRESİ
Davacı, mirasbırakan babası …’un bakkal dükkanı ve çay gelirlerinden elde ettiği para ile maliki olduğu 5 parsel sayılı taşınmazda bina yaptığını, bina yapılırken babasının payının bir kısmını kardeşi … ve yeğeni …’e hibe ettiğini, taşınmazdaki 3 numaralı dükkanın … ve … tarafından, 4 ve 9 numaralı bağımsız bölümlerin de mirasbırakan tarafından davalı …’ya temlik edildiğini, ayrıca 2 parsel sayılı taşınmazda da mirasbırakan babasının yaptığı inşaat için verilen 5 numaralı meskenin de davalı adına tescil ediliğini, temlik tarihlerinde …’nın çok genç olduğunu, taşınmazları alacak ekonomik gücü olmadığını, işlemlerin tek erkek çocuk olan davalı lehine mal kaçırma amacıyla muvazaalı olarak yapıldığını ileri sürerek tapu kayıtlarının miras payı oranında iptali ile adına tesciline karar verilmesini istemiştir.
Davalı, mirasbırakan babası, … ve …’in 5 parsel sayılı taşınmazı ortak aldıklarını, ancak taşınmazın babası adına tescil edildiğini, daha sonra babasının onların paylarını verdiğini, 3 numaralı bağımsız bölümü … ve …’den satın aldığını, babasının 20 yaşında verem hastalığı geçirdiğinden kendisinin küçük yaşlardan itibaren sürekli çalışarak bugünkü mal varlığına sahip olduğunu, işyeri olan … …’dan elde ettiği gelir ile dava konusu arsa üzerindeki inşaatı tamamladığını, 2 parsel sayılı taşınmazdaki inşaatı o tarihte 77 yaşında olan babasının yapmasının mümkün olmadığını, kendisinin yaptığını ve karşılığında taşınmazdaki 5 numaralı meskenin (daha sonra yeni bina yapıldı ve 8 numaralı bağımsız bölüm oldu) kendisine devredildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, 3 ve 8 numaralı bağımsız bölümler yönünden mirasbırakanın yapmış olduğu bir temlik olmadığı gerekçesiyle davanın reddine, 4 ve 9 numaralı bağımsız bölümler yönünden temlikin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davacı vekilinin ve davalı vekilinin istinafı üzerine … Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi tarafından istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili ve davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla; Tetkik Hakimi …’un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.
KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescili isteğine ilişkindir.
Dosya içeriğine, toplanan delillere, hükmün dayandığı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yazılı şekilde karar verilmiş olmasında bir isabetsizlik yoktur. Davacı vekili ve davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine,
Bilindiği ve 6100 sayılı HMK 297/2. maddesinde düzenlendiği üzere (1086 sayılı HUMK’nun 388/son md.) hüküm sonucu kısmında; “istek sonuçlarından her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, birer birer, açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Yasa maddesinin bu açık hükmünün sonucu olarak, mahkemelerce kurulan hükümler infaz sırasında tereddüt ve şüphe yaratmayacak nitelikte olmalıdır.
Somut olayda, dava konusu 5 parsel sayılı taşınmazda kat mülkiyeti tesisi yoluyla oluşan 4 ve 9 numaralı bağımsız bölümler üzerinden hüküm kurulması gerekirken, infazda sorun oluşturacak şekilde arsa payı üzerinden hüküm kurulması doğru değildir.
Ne var ki, bu hususun düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden; temyize konu … 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 07.12.2017 tarih, 2014/288 Esas ve 2017/464 Karar sayılı ilamının hüküm kısmının 1. ve 2. bendinin hükümden çıkarılarak, yerine hükme 1. ve 2. bent olarak “Davacının davasının kısmen KABULÜ ile, … İli, … İlçesi … Mahallesi, 1084 ada 5 parsel sayılı taşınmazdaki 4 numaralı bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının davacının miras payı oranında iptali ile iptal edilen payın davacı adına tesciline”
… İli, … İlçesi … Mahallesi, 1084 ada 5 parsel sayılı taşınmazdaki 9 numaralı bağımsız bölümün davalı adına olan tapu kaydının davacının miras payı oranında iptali ile iptal edilen payın davacı adına tesciline,” cümlelerinin yazılmasına, hükmün bu şekliyle 6100 sayılı HMK’nin 370/2. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, peşin alınan harcın temyiz edene geri verilmesine, 02/11/2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.