Yargıtay Kararı 1. Hukuk Dairesi 2019/4092 E. 2020/6575 K. 09.12.2020 T.

YARGITAY KARARI
DAİRE : 1. Hukuk Dairesi
ESAS NO : 2019/4092
KARAR NO : 2020/6575
KARAR TARİHİ : 09.12.2020

MAHKEMESİ:ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ: TAPU İPTALİ VE TESCİL-TAZMİNAT

Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil, tazminat davası sonunda, yerel mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi …’in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
KARAR-
Davacı, çekişme konusu 158 parsel sayılı taşınmazın maliki iken icra yolu ile taşınmazın satışa çıkarıldığı ve davalı … vekillerince alınan usulsüz yetki belgesi ile dava dışı … adına tescil edildiğini ileri sürerek, yolsuz tescil nedeniyle davalı adına olan tapu kaydının iptali ile adına tescilini, ayrıca fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla 100,00 TL maddi, 100,00TL manevi tazminat isteminde bulunmuştur.Davalılar, husumet ve kesin hüküm itirazında bulunarak davanın reddini savunmuşlardır.Mahkemece, davacı tarafından tapu kayıt maliki aleyhine dava açılmadığından davanın husumet nedeniyle reddine ilişkin olarak verilen karar Dairece, “…mahkemece tapu iptal tescil istemli davanın, kayıt malikine açılması gerektiğinden bahisle, tapu iptal tescil isteminin reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik yoktur. Davacının bu yöne ilişkin temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine. Davacı tarafça tapu iptal tescil istemi ile birlikte maddi ve manevi tazminat isteminde bulunulmuştur. Ne var ki; mahkemece bu yönde herhangi bir araştırma yapılmadan davanın reddine karar verilmiştir. Hal böyle olunca; mahkemece Türk Medeni Kanunu 1007 ve devamı maddelerinde düzenlenen konuda araştırma yapılarak sonuca gidilmesi gerekirken, eksik araştırma ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru değildir. …” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının keşfen belirlenen değer üzerinden peşin harcın tamamlanması konusunda tanınan kesin süreye uymadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.Dosya içeriği ve toplanan delillerden, çekişme konusu 158 parsel nolu taşınmazın … 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 1981/92 Esas 1982/363 Karar sayılı kararıyla davacı adına tescil edildiği, icra yolu ile 04/04/1991 tarihinde …’na satıldığı, taşınmazın daha sonra şuyulandırmaya tabi tutularak 3253 ada 7 parsel numarasını aldığı ve … tarafından 03/07/2007 tarih 9925 yevmiye numarası ile …’a satıldığı anlaşılmaktadır. Bilindiği üzere, 6100 sayılı Hukuk Muhakameleri Kanunu’nun (HMK) 31. maddesinde “Hakimin davayı aydınlatma ödevi” başlığı altında; “Hâkim, uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabilir; soru sorabilir; delil gösterilmesini isteyebilir.” düzenlemesine yer verilmiştir. Bu madde ile Hakimin, maddi anlamda davayı sevk yetkisi düzenlenmiş, taraflara sorular sorma, işaret ve müzakere etme ödevi ile, ileri sürülen vakıalardaki eksikliklerin tamamlanması, davada dayanılan hukuki neden veya nedenlere göre iddiaları incelemesi amaçlanmıştır.
Somut olaya gelince, mahkemece davacı tarafından ileri sürülen maddi vakıaların yeterince aydınlatılamadığı, dava konusu edilen uyuşmazlığın tam anlamıyla tespit edilemediği ve davacının neticei talebi belirlenmeden sonuca gidildiği anlaşılmıştır.Hal böyle olunca, mahkemece davacının hukuki dinlenilme hakkı (6100 sayılı HMK. md. 27) dikkate alınarak, 6100 sayılı HMK’nın 31. maddesi uyarınca davacı tarafa hangi maddi vakıalara dayandığının, tam anlamıyla talebinin ve 4721 sayılı TMK’nın 1007. maddesi uyarınca davalılardan hazineden ne istediğinin açıklattırılması, ondan sonra talep ettiği maddi ve manevi tazminat ile davalılardan hazineden istediği tazminat miktarı belirlendikten sonra tespit edilecek dava değeri üzerinden hesaplanacak peşin nispi harcı yatırmak üzere süre verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davacının talebinin taşınmaz bedeli olduğu kabul edilerek taşınmazın tamamının değeri üzerinden hesaplanlanan nispi peşin harcın tamamlanmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmesi hatalıdır.Davacının yerinde bulunan temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK’un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 09.12.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.